|
34 «Yemin olsun, biz, Süleyman'ı imtihan da ettik: Tahtının üstüne bir ceset bırakıverdik. Sonra o, yine- eski haline döndü.» Burada Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) 'nin Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) 'den rivayet ettiği bir hadîsi zikrederek âyetin izahına geçelim: 'Hazret-i Süleyman dedi ki: «Bu gece yetmiş karımı dolaşacağım. Her biri, Allah yolunda cihad edecek bir asker (erkek çocuk) doğuracaktır. (Bunu söylerken) Süleyman (aleyhisselâm) inşaallah demedi. Zevcelerine uğradı, ama hiçbiri hamile kalmadı. Ancak bir tanesi hamile kalır ve eksik bir çocuk doğurur. Nefsim yed-i kudretinde bulunan Yüce Allah'a yemin ederim ki, Hazret-i Süleyman inşaallah derniş olsaydı, hepsi de Hak yolda savaşan mücahidleri doğururdu.» Buradaki ayetlerin işaret ettiği fitneden maksat, bu hâdise olabilir. Cesedden maksat da Süleyman (aleyhisselâm)’ın sakat doğan çocuğunun cesedi olabilir. Fakat bu bir ihtimaldir. İkinci görüş de şudur: Süleyman (aleyhisselâm)'in imtihanı şiddetli bir hastalığa yakalanmasıdır. -Kürsüsüno bir cesed bırakıverdik» denmesinden maksat, hastalıktan mütevellit adetâ onun cinsiz bir hale gelmiş olmasıdır. Araplar zayıf insanlara -et tahtası üzerine konmuş et parçası, ruhsuz, cansız- derlerdi. «Sunime enâb»dan murad ise, onun eski haline döndürüldüğünün beyanıdır. Süleyman (aleyhisselâm) bu şiddetli hastalığı çektikten sonra yine eski haline dönmüş, Rabbine dua ve niyaz ederek şöyle demiştir: |
﴾ 34 ﴿