27

«Şayet Allah kullarına rızkı bol bol vermeydi yeryüzünde azgınlık ederlerdi. Ama O dilediğine bir ölçüye göre indirir. Muhakkak ki O, kullarından haberdardır, onları görendir.»

Allahü teâlâ şayet kullarına çalışmadan bol bol rızık verseydi, onlar yeryüzünde azıp bozgunculuk yaparlardı. Fakat herkese çalıştığının karşılığını verir. İmam-ı Ebû’l-Leys Süfyân'dan, Süfyân da İbrahim'den rivayete göre bu âyetin mânâsını şöyle tefsir etmişlerdir: Şayet Allahü teâlâ hiç çalışmadan kullarına rızık verseydi, onlar hayra asla yaklaşmazlar, yeryüzünde fesad çıkarıp bozgunculuk yaparlardı. Bunun için herkese çalıştığının karşılığım vermiştir. Bunların herbirisini bir işle meşgul etmiştir ki, kendi işleriyle meşgul olup yeryüzünde fesat çıkarıp bozgunculuk yapmasınlar. Eğer insanlar geçimlerini te’ınin için çalışmazlarsa mutlaka başka şeylerle meşgul olurlar. Bunun neticesi de onları yeryüzünde fesada, huzursuzluğa, azgınlığa götürür.

Rızık mevzuunda insanlar üç kısma ayrılmışlardır. Bunlardan ikisinin görüşü bâtıldır. Birisinin görüşü haktır. Bâtıl olanların görüşleri şudur: Birincinin görüşü «rızkımı, ben kendim kazanıyorum. Elde ettiğim rızık çalışmamın karşılığıdır» diyerek Allahü teâlâ'nın Rezzâk u Âlem olduğunu unutur. Bu küfürdür. Bu iddiaya göre kul rızkım kendisi kazanmış ve elde etmiş olur. Halbuki her şeyi yaratan, var eden, rızkı veren Allah'tır. İnsanların çalışması o rızkın elde edilmesi için bir sebebtir. İkinci görüş «rızkı veren Allah'tır. Fakat benim kazancımın karşılığını bana veriyor» diyerek, kul kendi fiilini Allah'a ortak koşmuştur. Onun inancına göre kendisi çalışmadan Allah'ın rızık vermesi düşünülemez. Ba görüş bâtıldır. Çünkü kulun çalışması rızkın elde edilmesi için bir sebebtir. Hak olan üçüncü görüş ise «Allah, Rezzâk u Âlem'dir. Her varlığın rızkını veren ve her şeye kadir olan O'dur. Çalışmadan da rızkı verir. Fakat her şeyin bir sebebi vardır, benim çalışmam da rızkın elde edilmesi için bir sebebtir. Rızkı veren Allah'tır. O'ndan başka rızkı veren yoktur.» İşte bu itikat halis mü’minlerin inancıdır. Çünkü göklerde ve yerde olanların hepsinin rızkını veren Allah'tır. O, kullarından haberdardır. Mü’min, münafık, kâfir, mûtî, fâsık demeden hepsinin rızkını verir. Kulları arasında asla ayrım yapmaz. Herkese kazancının karşılığını verir.

27 ﴿