|
52 «İşte böylece sana da emrimizle bir ruh vahyettik. Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi doğru yola eriştirdiğimiz bir nûr kıldık. Şüphesiz ki sen de doğru bir yolu göstermektesin.» Yüce Halik, sevgili Peygamberine şöyle buyuruyor: «Ey Muhammed, işte böylece sana da emrimizle bir ruh vahyettik. Sen kitap nadir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz onu, kullarımızdan dilediğimizi doğru yola eriştirdiğimiz bir nûr kıldık. Şüphesiz ki sen de doğru bir yolu göstermektesin.» Allahü teâlâ, diğer peygamberlere vahyettiği gibi, sevgili Peygamberi Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'e vahyetmiştir. Ona vahyetmeden önce, O Peygamber-i Zîşan Kur'ân-ı Kerim'in mahiyetini de, imanın hakikatini da bilmiyordu. Bunlar vahiyden önce onun için meçhuldü. İslâm dininin bütün esasları vahiy ile Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)'e bildirilmiştir. Vahiy mahsulü olan Kur'an, insanlar için bir kurtuluş vesilesi, iman edenler için bir nûr, hasta gönüller için şifadır. O Kur'an, iman ile küfrü, hak ile bâtılı, hayır ile şerri, iyi ile kötüyü, helâl ile haramı, birbirinden ayırdeder. İnsanlığı hidâyete davet eder, iman edenleri ilâhî mükâfat ile müjdeler, iman etmeyenleri ise elim bir azab ile tehdit eder. İnsanlara ilmi, ahlâkı, iyiliği, fazileti, hakkı, ibadeti, hayrı, şerri, doğruluğu, saygıyı, sevgiyi öğretir. İnsanları kurtuluşa, hidâyete, hayra, imana davet eder. Onun emrine uyanlar kurtuluşa erer, uymayanlar ise helak olur, gider. |
﴾ 52 ﴿