16

"Üstlerinde karşı karşıya yaslanmış (bahtiyar)lar olarak."

İnci ve yakuttan örülü tahtlar -Mücahid'e göre altın sırmalı- üzerinde keyfediyorlar. Birbirlerini ziyaret ederler. Etraflarında hizmet için fırfır dönen ebedî taze oğlancıklar var. Hepsi de aynı yaşıttırlar. Asla yaşlanmazlar. Çünkü ebedîlik için yaratılan değişmez. Kimine göre bu (vildanlar), küçük yaşta ölen "kâfirlerin çocuklaradır, demişlerdir. Bazısına göre de bunlar "mü’minlerin çocuklan"dır. Ne sevapları var, ne de günahları var. Bunun için ne cennete ne de cehenneme girebiliyorlar. "Maîn" ırmağından kimileri kaplarla, kimileri ibriklerle kimileri de kadehlerle içki doldururlar. Onun içkisi beyazdır. Onu içenin başı ağrımaz. Kafayı da bulmaz. Bu içki dokunmaz. İçtikçe üstelik aklı artırır. Nûr olur, kuvvet verir. Yemekle-içmekle orda iştahları kabarır. Abuk-sabuk konuşmazlar.

16 ﴿