|
22 "Allah'a ve âhlret gününe imanda sebat eden hiçbir kavmin Allah'a ve Rasûlüne muhalefet eden kimselerle -velevki onlar, bunların babaları, ya oğulları, ya biraderleri, yahut soysoplan olsunlar-dostlaşacaklarını görmezsin. Onlar, o kimselerdir ki (Allah) îmanı kalplerine yazmıştır. Bununla kendinden bir ruh ile desteklemiştir. Bunları altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacaktır. Bunlar orada ebedî kalacaklardır. Allah onlardan razı olmuştur. Onlar da Allah'tan hoşnut olmuşlardır. İşte onlar Allah fırkasıdır. Gözünüzü açın ki, Allah fırkası (mensupları) umduklarına erenlerin tâ kendileridir." Bu âyet-i kerîme "Hatîb ibn Ebî Beltea" hakkında inmiştir. Bu zât hakkında: "Ey îman edenler benim de düşmanım, sizin de düşmanınız (olanlar)ı dostlar edinmeyin..." (mümtehine: 60/1) âyetinde açıklama gelecektir. Yâ Muhammed! mü’minler Allah'a, âhirete inanmayanları dost tutamazlar; Allah ve Rasûlüne düşman olanlarla sırdaş olamaz mü’minler. Onlar (muhalifler) onların ataları, oğulları, kardeşleri ve soysoplan da olsa bu gergefe değişmez. Gerçek mü’minler bu özelliktedirler. Çünkü Allah onların gönüllerini tam îmanla doldurmuştur. Yardımıyle îman nuru ile kuvvetlendirdi, îmanları ihya olmakla onları cennete götürdü bu sarsılmaz inançları. O öyle cennetler ki, altlarından ırmaklar akar... Böyle bir yerde sonsuza dek kalacaklar onlar... Yüce Allah'a inandılar ve îmanla Ona itaat ettiler ve ibâdet yaptılar. Allah onlardan razıdır. Onlar da Allah'tan haliyle razıdırlar. Çünkü onlara îmanları ve bu inançları doğrultusundaki dosdoğru yaşamaları karşılığında tam bir lütuf olarak "Cennet ve Cemâlullah" ihsan etmiştir. Onlar, Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın "Livâülhamd-Hamd sancağı" altında toplanacaklardır. Haberiniz olsun ki "Allah'ın erleri" kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. |
﴾ 22 ﴿