45

"Ben onlara mühlet veriyorum. Şüphe yoktur ki benim fendim sağlamdır!"

Bunlara zaman tanımam da bir tuzaktır. Ölene dek onlar oyalansınlar. Benim cezam erişince çetin olur, Ondan hiç mi hiç kurtulamazlar. Allahü teâlâ verdiği nimetlere "keyd-tuzak" dedi. Azar azar helake duçar oldukları için bir tuzağa benzetiliyor.

Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) bu hususta şöyle buyurdu: "Kulun, günahlarında devam ve israr etmesine rağmen, Allah'ın onu dünyâdan ne arzu ederse verdiğini görürsen bu, ancak Cenâb-ı Haktan bir istidrâcdır." (Ahmed b. Hanbel -Utbe ibn Âmir'den).

İstidracî olarak helak olmaya yüce Rabbîmiz kâfirleri örnek vermiştir. Onların gerçekten yok olacakları öte dünyâda bütün çıplaklığı ile görülecektir. Ama fikrî, hâlî, fiili ve içtimaî bakımdan onlara benzeyen adına da müslüman denen nice "görünmez helakte" olanlar vardır. Herkesin bir "yumuşak karnı" var. Herkesin bir veya birkaç köklü zaafı var. İşte farkedilmeyen helak bu nâzik noktalarda gerçekleşir. Her insan kendini iyi tartmalıdır. Gerçek Allah dostları tutmalıdır. Onların tenkitlerine önem vermelidir. Maddî ve manevî dayanışma içine girmelidir. Kimisi (geveze) kimisi (şehvetperest), kimisi (mal düşkünü) kimisi (zorba), kimisi (sünepe)... İşte bunlar yüzünden küfre sapmasak da cennet derecelerini kaybederiz. Allah için aklı erenlerin suskun olmaması gerekir. Bizi tuzağından korusun.

45 ﴿