|
51 "Doğrusu, o küfredenler zikri (Kur'an'i) işittikleri zaman az kaldı seni gözleriyle yıkacaklardı. Hâlâ da (kin ve hasetlerinden): 'O, mutlaka bir mecnûndur,' diyorlar" Yâ Muhammed! Bu Mekkeli inkarcılar senin Kur'an okuduğun zamanda gözlerini, seni yıkmak için üzerine dikerler. Emirlerin ve haberlerin yüzünden senden nefret ediyorlar. Seni cinnete nisbet edip derler ki: "Bu Muhammed mecnûndur." Halbuki senin akıllı olduğunu bilirler. Fakat kıskançlıklarından bu sözü söylerler. Müfessir Kelbî (radıyallahü anh) dedi ki: "Esedoğullarının gözü keskin adamları vardı. Bunlardan üçgün bile birşey yemeden aç kalan olurdu. Her ne ki bakıp da (Bunun gibi hiçbir şey görmedim) dese o şeyi devirirdi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)'e de yıkıcı gözle bakarlardı. Ama O Allah'ın muhafazasında olduğu için zarar veremezlerdi. Araplar içinde de bir-iki gün aç kalan olurdu. Koyun veya deve geçse: "Hiç böyle koyun veya deve görmedim," derse hemen o koyun veya deveye zarar ilişirdi... Bâzı kabilelerden öyle kimseler vardı ki besili bir hayvana bakınca o hayvan çok ileri gitmeden ölürdü. Mekke kâfirleri ne kadar "gözü keskin" adam varsa hepsini toplayıp Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem)' e: "Biz bunun gibi bir adam görmedik. Bunun gibi hüccet görmedik" dedirtmek için ittifak ettiler. Fakat Allah onu korudu. Bu âyet-i kerîmeyi gönderdi. Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) "(Göz değmesi gerçektir) " buyurdu. Hatta Araplar; "Nazar insanı kabre, deveyi tencereye sokar," derler. Kem gözlerin zararlarından kurtulmak için hâlis niyetle bu âyeti okumalısın. |
﴾ 51 ﴿