10

"onu alabildiğine örten kişi de elbette ziyana uğramıştır."

Hak teâlâ nefse kadar birçok şeye yemin etmiştir: Ay'a, Güneşe, yıldızlara, geceye-gündüze vb.... Bunların hakkı verile. Özellikle herkesle yakın ilişkisi olan gece-gündüzün hakkı tastamam verile... O nefse de yemin etti. Ona taat ve mâsiyet yollarını ilham etti. Gerçek kurtuluşa eren o kimselerdir ki: Onlar nefislerini mâsiyetlerden ve yaramaz huylardan, küfürden-şirkten "Tevhîd suyu ile hâlis sabunuyla" yıkadı-arıttı. Tertemiz eyledi. Her türlü hayır işlemeye elverişli hâle getirdi.

Nice birçok kişi de hor-hakîr oldu. Çünkü nefislerini birçok günahlarla dopdolu hâle getirdiler. Onu ibâdetten perdelediler. Hattâ inkâra ve sapıklığa düştüler. Hak teâlâ'dan hiç korkmadılar.

Zeyd ibn Erkam (radıyallahü anh) Rasûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem)' in şöyle dediğini bize bildirmektedir. "Yarabbi! Acizlikten, tembellikten, cimrilikten, aşırı düşkün-ihtiyarlıktan, kabir azabından sana sığınırım. Yarabbi! Nefsime takvasını ver. Onu temizle. Sen onu temizleyenlerin en hayırlısısın. Sen onun velisi ve mevlâsısın. Yarabbi! fayda vermeyen ilimden, huşûu olmayan kalbden, doymayan nefisden, kabul edilmeyen duadan sana sığınırım." (Müslim)

10 ﴿