114Meryemoğlu İsa şöyle dedi: "Ey Rabbimiz olan Allah'ım, gökten bize bir sofra indir ki bize, bizden öncekilere ve bizden sonrakilere bir bayram olsun ve senden bir mucize olsun. Bizi rızıklandir. Sen, rızık verenlerin en hayırlisısın." Meryemoğlu İsa şöyle dedi: "Ey Rabbimiz olan Allah'ım, gökten bize bir sofra indir de bizler ve bizden sonra gelenler o sofranın indiği günü bayram edinelim. Ve o günde sana ibadette bulunalım. Ayrıca o sofra senden, benim Peygamberliğimi gösteren bir mucize olsun. Sen bizi rızıklandır. Çünkü sen, rızıklandıranların en hayırlısısm." Müfessirler: "Gökten bize bir sofra indir ki bize, bizden öncekilere ve bizden sonrakilere bir bayram olsun." cümlesindeki "Bayram olsun." ifadesinden neyin kastedildiği hususunda farklı izahlarda bulunmuşlardır. Süddi, Katade ve İbn-i Cüreyc'e göre bu ifadeden maksat, "Biz, yemeğin indiği o günü bayram edinelim. Bizler de bizden sonra gelecek olan insanlar da o günü kutsal bir gün edinsinler." demektir. Abdullah b. Abbas'a göre ise bu ifadeden maksat, "Biz, inen o sofradan hep birlikte yeyip bayram etmiş olalım." demektir. Diğer bir kısım âlimlere göre de bu ifadeden maksat, "O yemek bizim için Allah tarafınan bir hatırlatma ve bir delil olsun." demektir. Taberi bu izahlardan birinci izah şeklinin tercihe şayan olduğunu söylemiştir. Yani, inen o sofra bizim için bir bayram olsun." ifadesiden maksat: "Biz, sofranın indiği o günü bayram edinelim ve insanların, bayram günlerinde Rablerine ibadet ettikleri gibi bizler de o günlerde namaz kılalım ve sana ibadet edelim." demektir. Taberi bu görüşü tercih etmesinin sebebinin "Bayram" kelimesinin Arapça'da bilinen mânâsının "Bayram yapma" demek olduğunu söylemiştir. Allah'ın kelamını mümkün olduğunca en açık şekline göre yorumlamak esastır. Bu itibarla "Bayram"ı, "Bayram yapma" mânâsına almak daha evladır. Müfessirler, bu âyette indirilmesi istenen sofranın fiilen indirilmiş olup olmadığı hususunda iki görüş zikretmişlerdir: a- Abdurrahman, Atiyye, Abdullah b. Abbas, Vehb b. Münebbih, Mücahid, İshak b. Abdullah, Ammar b. Yasir, Katade, Meysere ve Za'zan gibi müfessirlere göre Allahü teâlâ istenen bu sofrayı gökten indirmiş, İsrailoğulları da ondan yemişlerdir. Ancak indirilen sofrada ne türlü yiyeceklerin bulunduğu hususunda bu âlimler de kendi aralarında çeşitli izahlarda bulunmuşlardır. aa- Abdurrahman es-Selemî, Aliyye, Abdullah b. Abbas, Mücahid, İshak b. Abdullah ve Ammar b. Yasir'den nakledilen bir görüşe göre indirilen bu sofrada balık ve ekmek bulunuyordu. İsrailoğulları bu sofradan yeyip doyuyorlardı. Fakat onlar daha sonraları bir takım günahlar işlediler. Bu yüzden de Allahü teâlâ sofrayı indirmez oldu. Bu hususta Abdullah b. Abbas diyor ki: "Meryemoğlu İsa'ya ve Havarilere gökten sofra indirilmiştir. Sofrada ekmek ve balık bulunuyordu. Onlar nerede konaklıyorlarsa sofra oraya geliyor ve onlar ondan diledikleri gibi yiyorlardı. Bu hususta İsrailoğullarından biri diyor ki: "Ben Ammar b. Yasir'in-yanında namaz kıldım. O, namazı bitirince dedi ki: "Sen, İsrailoğullarına inen sofranın ne olduğunu biliyor musun?" Ben de dedim ki: "Hayır" O da dedi ki: "İsrailoğulları, Meryemoğlu İsa'dan, yiyecekleri ve tükenmeyecek olan bir sofra indirilmesini dilemesini istediler. Onlara denildi ki: "Sizler, indirilen sofradan bir şey saklamadıkça veya bir şeyine ihanet etmedikçe veya bir şeyini kaldırıp saklamadıkça o sizin için devamlı bulunacaktır. Şâyet bunlardan birini yapacak olursanız ben sizlere, âlemlerden hiçbir kimseye yapmadığım bir şekilde azap ederim." Sofranın indirildiği birinci gün tamamlanmadan İsrailoğulları ondan bazı şeyleri sakladılar. Kaldırıp belli yerlere koydular. Hainlik ettiler. Bunun üzerine de Allah onları, âlemlerden herhangi bir kimseyi cezalandırmadığı bir şekilde cezalandırdı. Ey Arap topluluğu, sizler de develerin ve koyunların arkasını bırakmayan kimselersiniz. Allah sizlere kendinizden Peygamber gönderdi. Siz onun soyunu biliyorsunuz. Allah sizlere Peygamberinizin lisanıyla bildirdi ki, sizler Araplara galip geleceksiniz. Allah sizlere, altın ve gümüşü biriktirip yığmanızı yasakladı. Allah sizlere, can yakıcı bir azapla azabedecekıir." Ammar b. Yasir, İsrailoğullarına inen sofra hakkında Resûlüllah’ın şöyle buyurduğunu Rivâyet etmiştir: "Gökten inen sofra ekmek ve et idi. İsrailoğullarına, ihanet etmemeleri, ertesi gün için bir şey saklamamaları emredildi. Fakat onlar ihanet ettiler, sakladılar. Ertesi gün için sofradan yemek ayırdılar. Bu sebeple de Allah onları maymunlara ve domuzlara çevirdi," bb- Ammar b. Yasir ve Katade'den nakledilen diğer bir görüşe göre İsrailoğullarına gökten inen sofrada cennet meyveleri bulunuyordu. İsrailoğullarına, bunlardan herhangi bir şeyi saklamamaları emredildi. Fakat onlar bunlardan sakladılar, ihanet ettiler. Allah da onları maymunlara ve domuzlara çevirdi. cc- Za'zan ve Meysereye göre ise İsrailoğullarına gökten indirilen sofrada etin dışında her türlü yemek mevcuttu. b- Mücahid ve Hasan-i Basri'den nakledilen diğer bir görüşe göre Hazret-i İsa'nın, Allah teâladan, İsrailoğullarına gökten bir sofra indiımesini istemesine rağmen gökten herhangi bir sofra inmemiştir. Bu hususta Mücahid demiştir ki: "Allahü teâlâ bu âyet-i kerime’yi, sadece bir darb-ı Mesel olarak indirmiş ve insanların, Peygamberlerinden kendilerine verilmeyen bir takım şeyleri istemelerini yasaklamıştır. Hasan-ı Basri de demiştir ki: "Sofra indirildikten sonra sizden kim kâfir olursa ben ona, âlemlerden hiçbir kimseye yapmadığım bir azabı yaparım." denilmesi üzerine İsrailoğulları "Bizim böyle bir sofraya ihtiyacımız yoktur" demişler, bu sebeple de onlara herhangi bir sofra indirilmemiştir. Taberi diyor ki: "Sofranın fiilen indirilip indirilmediği hususundaki iki görüşten, tercihe şayan olan görüş, sofranın indirildiğini söyleyen görüştür. Zira buna dair Resulüllahtan, sahabilerden ve onlardan sonra gelen müfessirlerden haberler zikredilmiştir. Buna ilaveten Allahü teâlâ, bundan sonra gelen âyette "Ben o sofrayı size indireceğim" buyurmuştur. Allahü teâlânm, verdiği vaadden dönmesi imkansızdır. Bu itibarla sofranın indirildiği muhakkaktır. Sofranın üzerinde bulunan yiyecekler hakkındaki görüşler hususunda doğru olan söz, sofranın üzerinde yiyeceklerin bulunduğunu söyleyen sözdür. Bu yiyeceklerin, balık, ekmek olması da mümkündür, cennet meyveleri olması da mümkündür. Bu yemeğin ne olduğunu bilmemek bize herhangi bir zarar vermez. |
﴾ 114 ﴿