5

Onlara azabımız geldiği zaman: "Biz, gerçekten zalimlerdik." demekten başka bir itirafları olmadı.

Kendilerine azabımız gece uyurken veya gündüz dinlenirken geldiği zaman helak ettiğimiz ülke halkının, dua ve yalvaması, sadece kendi aleyhlerine itirafta bulunmak, rablerinin emir ve yasaklarına karşı gelerek kendi kendilerine zulmettiklerini söylemek oldu.

Taberi diyor ki: Bu âyeti kerime, Resûlüllah'tan rivâyet edilen şu hadisin sahih olduğunu göstermektedir. Resûlullah buyurmuşturki: "İnsanlar cezalandırılmayı hak etmedikçe veya özürleri kabul edilmeyecek hale düşmedikçe cezalandırılmazlar. Ebû Davud, K. el-Melahim bab: 17 Hadis No: 4347.

Taberi diyor ki: Eğer denilecek olursa ki: "Âyet-i kerime'de Onlara azabımız geldiği zaman Helak edilenlerin" "Biz gerçekten zalimlermişiz." dedikleri zikredilmektedir. Şâyet helak edilenler bunu, helak edilmeden önce söylemiş olurlarsa âyetin ifadesine ter sdüşer. zira âyette, bu sözü helak anında söyledikleri zikredilmiştir. Eğer onların, bu sözü, helak edilmelerinden sonra söyledikleri farz edilecek olursa bu takdirde de, helak edildikten sonra konuştukları farzedilmiş olur ki bu da imkansızdır. O halde helak edilen insanlar bu itiraflarını ne zaman yapmışlardır?" Cevaben denilir ki: "Bütün ümmetler bir anda helak olup gitmiş değillerdir. Onlardan bazıları önce uyarılmış, azabın geleceği haberi verilmiş ve belli bir zaman geçtikten sonra da azap fiilen gelip on)an helak etmiştir. İşte bu ümmetler, azabın geleceğini kesin olarak anladıktan sonra, Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelerek kendi kendilerine zulmettiklerini itiraf etmişler, fakat bu itirafları kendilerine fayda vermemiş ve azaba uğratılıp helak olmuşlardır. Nitekim, tufan olayı, Salih (aleyhisselam)'ın kavmi Semud'un ve benzerlerinin helak olmaları bu şekilde olmuştur. Allahü teâlâ Muhammed ümmetini de böyle bir akıbete düşmemeleri için uyanmaktadır.

Evet, Allah'ın gazabına uğrayan şımarık kafirlerin, herhangi bir itirazda bulunmalan mümkün değildir. Onların, kendilerini kınamaktan başka çaraleri yoktur. Nitekim başka Âyetlerde de şöyle buyuruluyor:

"Şüphesiz biz, halkı zalin olam nice ülkeleri toptan yok ettik. Onlardan sonra da başka kavimler yarattık."

"Onlar, azabımızın şiddetini hissedince, ondan öyle kaçıyorlardı ki."

"Onlara: "Hiç kaçmayın, refah içinde yaşayıp şımardığınız yerlere ve evlerinize dönün. Çünkü sorguya çekileceksiniz." denildi."

"Vay halimize, gerçekten biz zalimlermişiz." dediler."

"Biz, kendilerini biçilmiş ekinde döndürüp ocaklarını söndürünceye kadar onlar bu pişmanlıklarını tekrar edip durdular. Enbiya sûresi, 21/11-15. (4/a) Maide sûresi, 5/109 (4/b) Kasas sûresi, 28/58

5 ﴿