8

O gün, amellerin tartılacağı bir gerçektir. Sevap tartıları ağır gelenler, kurtuluşa erenler işte onlardır.

Kıyamet gününde, bu dünyada işlenen ameller tartılacak, sevap ve günahın hesabı yapılacaktır. Sevapları ağır gelenler kurtulacaklar, cehenneme konulmayacaklardır.

Âyet-i kerime’de geçen ve "Tartılma" diye tercüm edilen ( kelimesi, Mücahid tarafından "Yargılanma" diye tefsir edilmiştir. Ona göre bu Âyetin manası şöyledir. "Kıyamet gününde insanlar adaletle yargılanacaklardır..." Mücahid Âyetteki "el-Hakki" yani "Hak'tır." ifadesini de "Adaletli olacaktır." şeklinde izah etmiştir.

Süddi, Ubeyd b: Umeyr ve Huzeyfeden Rivâyet edilen diğer bir görüşe göre ise bu Âyette zikredilen tartılma'dan maksat, kıyamet gününde kulların amel defterlerinin tartılmasıdır. Bu hususta, Ubeyd b. Umeyr demiştir ki "İri vücutlu, uzun boylu çok yiyen ve çok içen bir kişi getirilir. O, bir sivrisineğin kanadı kadar dahi ağırlık meydana getirmez."

Huzeyfe de demiştir ki: "Kıyamet gününde, tartı ile görevli olan melek, Cebrâil (aleyhisselam) olacaktır. Allah ona: "Ey Cebrâil, sen bunların arasında tartma işini yap. Mazlumun hakkını alıp kendisine ver. Eğer haksızın iyi ameli yoksa mazlumun günahlarını ona yükle.", Böylece kişi üzerinde dağlar gibi yükler bulunarak geri dönmüş olur. İşte "O gün amellerin tartılacağı bir gerçektir." Âyeti bunu beyan etmektedir.

Müfessirler, bu Âyette geçen ve "Sevap tartıları ağır gelenler" diye tercüme edilen ifadesini iki şekilde izah etmişlerdir:

Mücahide göre bu ifadeden maksat, "Kimin iyilikleri çok olursa" demektir.

Amr b. Dinar'a göre ise bu ifadeden maksat sevap ve günahlan tartılanlardan kimin sevapları terazide ağır gelirse" demektir.

Taberi de Amr b. Dinarın görüşünün doğru olduğunu söylemiş, buradaki tartıdan maksadın, sevap ve günahların tartılması olduğunu, ağır gelen şey'den maksadın ise, tartılan sevap ve günahlardan, sevapların ağır gelmesi olduğunu söylemiştir. Zira, salih amelleri ağır gelenlerin kurtuluşa erip cennete girecekleri ve orada ebedi olarak kalacakları, Resûlüllah'tan nakledilen çeşitli hadislerde . beyan edilmiştir. Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurmuştur ki:

"Teraziye güzel ahlaktan daha ağır bir şey konulmayacaktır. Tirmizi, K. el-Birr bab: 62 UN: 2OO3/Eb Davud K.el-Edeb bab 7, HN. 4799

Taberi diyor ki: "Görüldüğü gibi bu ve benzeri hadis-i şerifler kıyamet gününde amellerin tartılması için teraziler kurulacağını bildirmişlerdir. Şâyet, Allahü teâlâ'nın kelamını ve Resûlüllah'ın haberini asıl maksatlarından çeviren bir cahil diyecek olursa ki: "Allah, her şeyin miktarını yaratmadan önce de sonra da bildiği halde onları tartmaya ihtiyacı olur mu?" veya "Ameller cisim değildir ki tartılsın. Ancak cisimler tartılarak ağır veya hafif oldukları ölçülür. Cisim olmayan şey için böyle bir durum söz konusu değildir." Buna cevaben denilir ki: "Allahü teâlâ'nın amelleri tartması, onları levh-i mahfuzda yazıp tesbit etmesine benzemektedir. Nasıl ki Allah, her şeyi bildiği halde onları unutma korkusundan beri olduğu halde kulların amellerini levh-i mahfuzda yazıp tesbit etmişse onları aynı şekilde ahirette de tartıp ayıracaktır. Bunları yapması onları bilmemesinden değil, yaratıklarına bir delil olarak ortaya koyması içindir. Nitekim Allahü teâlâ diğer bir Âyetinde amellerin levh-i mahfuzda yazıldığını beyan ederek şöyle buyurmuştur: "Sen o gün, bütün ümmetlerin diz üstü çöktüklerini görürsün. O gün her ümmet, amel defterinin başına çağırılacak ve onlara şöyle denecektir: "Bugün dünyada yaptıklarınızın karşılığım göreceksiniz. İşte kitabımız, size gerçekleri söylüyor. Şüplesiz biz, dünyada iken yaptıklarınızı yazıyorduk. Casiye Sûresi, 45/28-29

Evet, Allahü teâlâ'nın, yaratıklarının amellerini terazide tartması da onların aleyhine ve lehine delil olması içindir. Böylece emirleri yerine getirip yasaklardan kaçındıktan veya aksini yaptıklan ortaya çıkmış olacaktır. Allahü teâlâ, kulu getirip iyi amelleriyle birlikte terazinin bir gözüne koyacak günahlarımı da diğer gözüne koyup tartacakür. Ve hangi taraf ağır gelirse o kula ona göre muamele edecektir. Allahü teâlâ'nın, kullarının amellerini bu şkilde tartması onlara bir delil olması içindir. Nitekim Allahü teâlâ, kulların yaptıklarına şahitlik etmek için onların ellerini ve ayaklarını konuşturacaktır. Bu hususta şöyle buyurmaktadır. "O gün biz onların ağızlarını mühürleriz de bize elleri konuşur, ayaklan da ne yaptıklarına şahitlik Yasin Sûresi, 36/65

Bütün bunlar gösteriyor ki ahirette ammelleri tartan terazi kurulacak, kulların iyi amelleriyle kötü amelleri terazinin iki gözünde tartılacak sevap tarafı ağır gelirse kurtuluşa ererek, hafif gelirse cehenneme sürüklenecektir. Nitekim bundan sonra gelen Âyet de bunu ifade etmektedir.

8 ﴿