57Rahmetinin önünde müjdeci olarak rüzgârları gönderen Allah'tır. O rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları yüklenince, onu, ölmüş gibi olan bir memlekete gönderir sonra onunla su indirir ve onunla her çeşit türünü çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böyle diriltip çıkarırız. Gerekir ki düşünüp ibret alırsınız. Rahmetinin önünde müjdeleyici olarak rüzgarları gönderen Allah'tır, Bu rüzgarlar su ile yüklü olan bulutu sevkedince biz o bulutu, kuruyup ölü gibi olmuş bir memleketi diriltmek için oraya göndeririz. Ve o memlekete yağmur indiririz. O yağmur vasıtasıyla her türlü mahsulleri çıkarırız. İşte biz, ölüleri de böylece diriltip kabirlerinden çıkaracağız. Umulur ki düşünüp ibret alırsınız. Ve Allah'ın kudretini anlamış olursunuz. Allahü teâlâ diğer âyet-i kerimelerde de şöyle buyurmaktadır: "İnsanlar ümitlerini kestikten sonra, yağmur indiren ve rahmeti yayan O'dur. O, dosttur övülmeye layıktır. Şûrâ sûresi, 42/28 "Allah'ın rahmetinin izlerine bir bak. Ölümünden sonra yeryüzüne nasıl hayat veriyor? Şüphesiz o, ölüleri de böyle diriltecektir. O, herşeye, kadirdir. Rûm sûresi, 30/50 Âyet-i kerime’de geçen ve "müjdeci" diye tercüme edilen kelimesi kurralar tarafından çeşitli şekillerde Okunmuş ve okunuş şekline göre farklı manalarda izah edilmiştir. a- Küfe kurralarından Âsim b. Ebinnücud bu kelimeyi harfinin öterli harfinin de sükun üze okunmasıyla Şeklinde ve harfinin öterli okunmasıyla şeklinde okumuştur. Bu kıraata göre kelimenin manası "Müjdeleyici" demektir. Allahü teâlâ, rüzgarları, yağmurları müjdeleyici olarak estirdiğini beyan etmiştir. b- Diğer bütün Küfe kurraları ise bu kelimeyi, şeklinde, başında harfiyle okumuşlardır. Bu kıraata göre bu kelimenin manası "Bulutlan oluşturan ve yumuşakça esen güzel rüzgar" demektir. Allahü teâlâ Âyet-i kerime’de, yağmur yağdırmada önce bu gibi rüzgarları estirdiğini bildirmiştir. c- Medine, Mekke ve Basra kurraları ise bu kelimeyi şeklinde ve harflerinin öterli okunmasıyla okumuşlardır. Buna göre ise bu kelimenin mânâsı, "Her yönden esen ve her taraftan gelen rüzgar" demektir. Allahü teâlâ, yağmur yağmadan önce bu gibi rüzgarları estirdiğini beyan etmiştir. Âyette zikredilen "Rahmef'ten maksat, yağmur'dur. Âyet-i kerime’nin sonunda, "Yeryüzünün kuruyup ölü hale gelmesinden sonra, Allahü teâlâ'nın, yağmurları yağdırıp orada bitkiler bitirerek âdeta diri hale getirmesi gibi, insanlar ölüp kabirlerinde çürüdükten sonra onlara da hayat verip dirilteceği zikrediliyor. Böylece, Öldükten sonra dirilmeyi inkâr eden müşrik ve kâfirlere, dünyada gördükleri yeryüzündeki değişrmeyi misal veriyor ve ibret almalarını emrediyor. Ebû Hureyre (radıyallahü anh): İnsaların, öldükten sonra nasıl dirileceklerini beyan ederek demiştir ki: "Birinci sur'a üflenince bütün insanlar öldükten sonra, onların üzerine, Arş'ın altında bulunan ve "Hayat suyu" diye adlandırılan su'dan kırk yıl yağmur yağdırılacak, insanlar, suyun ekini bitirmesi gibi bitecekler vücutları tamamlanınca da kendilerine ruhlar üflenecek, onlara uyku verilecek ve kabirlerinde uyuyacaklardır. Sur'a ikinci defa üflendiğinde ise onlar uyanacaklar, uyuyan kişinin uyanmasından sonra, başında ve gözlerinde hissettiği uykulu hali bunlar da hissedeceklerdir. İşte o zaman: Vay halimize, uyuduğumuz yerden bizi kaldırdı? derler. Onlara, bir seslenen şöyle seslenecektir. "Bu rahman olan Allah'ın vaadettiği kıyamet gündür." |
﴾ 57 ﴿