79İçlerinden gelerek sadaka veren mü’minleri ve güçlerinin yettiğinden fazla verecek birşey bulamayanları ayıplayanları ve onlarla alay edenleri, Allah, maskaraya çevirir. Onlar için can yakıcı bir azap vardır. Münafıkların kütü huylarından birisi de, onların dillerinden hiçbir kimsenin kurtulamamasidır. Hattâ hiçbir dünyevî karşılık beklemeden, mallarını Allah yolunda harcayanlar bile bu adamların dilinden kurtulamamışlardır. Bu hususta, Ebû Mes'ud'un şöyle söylediği nakledilmektedir: "Zekât âyeti geldikten sonra sırtımızla yük taşıyarak kazanç elde edip ta-sadduk ediyorduk. Birgün bir adam çok miktarda mal getirip tasadduk etti .Bunun üzerine münafıklar "Bu adam bir riyakârdır, gösteriş yapıyor." dediler .Sonra başka bir adam, bir sa' ölçüsü kadar bir şey getirip tasadduk etti. Ona da" "Allah’ın, bunun sadakasına ihtiyacı yoktur." dediler Buhari, K. ez-Zekât, bab: 10/Müslim, K. ez-Zekât bab: 72, Hadis No: 1018 İşte bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil oldu. Bu hususta Abdullah b. Abbas diyor ki: "Birgün Resûlüllah çıkıp insanların yanına geldi ve şöyle seslendi: "Sadakalarınızı buraya toplayın." Bunun üzerine insanlar, sadakalarını getirip bir araya topladılar. İçlerinden muhtaç olan biri bir ölçek hurma getirdi ve dedi ki: "Ey Allah'ın Resulü, bu, bir sa' ölçüsü hurma. Gece boyu testi ile su çektim. İki sa' hurma kazandım. Birini geride bıraktım, diğerini sana getirdim." Resûlüllah, ona bu getirdiğini diğer sadakaların içine katmasını emretti. Bunun üzerine bir kısım insanlar onunla alay ettiler ve dedilerki: "Allah’a yemin olsun ki, Allah ve Resulünün buna ihtiyacı yoktur. Onlar senin bu bir sa' ölçüsü hurmanı ne yapacaklar?" Sonra Kureyş kabilesinin Zühre oğullarından Abdurrahman b. Avf, Resûlüllah’a dedi ki: "Bu sadakaları getirenlerden sadaka vermeyen kimse kaldımı?" Resûlüllah da buyurdu ki: "Hayır" Abdurrahman b. Avf dedi ki: "Bende yüz Ukye sadaka altın var" Ömer b. el-Hattab ona dedi ki: "Sen delimisin?" O da dedi ki: Hayır, ben deli değilim." Ömer: "Sen ne söylediğinin farkında mısın?" dedi. Abdurrahman da dedi ki: "Evet farkındayım. Benim, sekiz bin dirhemim var. Bunlardan dört binini rabbime ödünç veriyorum." Diğer dört binini ise kendime bırakıyorum." Bunun üzerine Resûlüllah dedi ki: "Allah verdiğini de, kendine bıraktığını da mübarek kılsın." Bu durum, münafıkların hoşuna gitmedi ve onlar şöyle dediler "Allah’a yemin olsun ki, Abdurrahman bu bağışını gösteriş için yaptı," Halbuki münafıklar yalan söylüyorlardı. Abdurrahman bunu gerçekten bağış olarak vermişti. İşte bunun üzerine Allahü teâlâ bu âyeti kerime’yi indirdi. Abdurrahmanı ve arkadaşı ihtiyaçlı kişiyi akladı. Tableri bu hususta, benzer Rivâyetler ve kıssalar zikretmiştir. |
﴾ 79 ﴿