80

Ey Rasûlüm, ister bağışlanmalarını dile ister dileme. Onlar için yetmiş defa af dilesen de Allah onları asla affetmeyecektir. Bu onların, Allah ve Peygamberini inkâr etmelerindendir. Allah, fasiklar güruhunu asla doğru yola geriştimez.

Rivâyet edildiğine göre, bundan önceki âyet nazil olunca münafıkların bazıları Resûlüllah’a gelip tutumlarının yanlışlığını itiraf ederek "Ey Allah'ın Resulü bizim için Allah'tan af dile" demişler Resûlüllah da "Sizin için af dilerim" buyurmuştu. Bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil olmuş ve Resûlüllah'ın, onlar için af talep etmesiyle neticenin değişmeyeceğini, zira onların yine münafıklıktan vaz geçmeyerek nifak üzere ölçeklerini beyan edereke şöyle buyurmuştur:

Ey Rasûlüm, bu münafıklar için ister af dile istersen dileme. Bunların affedilmelerini yetmiş kere dilesen de Allah bunları affetmeyecek, kıyamet gününde onları diğer yaratıkların huzurunda rezi edecektir. Bunların affedilmemelerinin sebebi ise Allah'ın birliğini ve Peygamberini inkâr etmeleridir. Zira Allah, fâsiklar güruhunu iman etmeye muvaffak kılmaz.

Bu hususta, Abdullah b. Ömer diyor ki:

Abdullah b. Übey ölünce oğlu Abdullah b. Abdullah, Resûlüllah'a geldi. Ondan, babasını kefenlemesi için gömleğini vermesini istedi. Resûlüllah, gömleğini ona verdi Abdullah'ı onunla kefenlemesini istedi. Sonra cenazesini kılmak istedi. Bunun üzerine Ömer b. el-Hattab, Resûlüllah’ın elbisesinden tuttu ve dedi ki: "Sen bunun, namazını kılıyorsun, halbuki bu münafık. Allah sana, bunlara af dilemeni yasakladı." Bunun üzerine Resûlüllah buyurdu ki: "Allah beni, bunlar içi af dileyip dilememekte serbest bıraktı ve buyurdu ki: "İster bağışlanmalarını dile ister dileme. Onlar için yetmiş defa af dilesen de Allah onları affetmeyecektir." Ben, bunlar için yetmişten daha fazla af dileyeceğim." dedi ve onun cenaze namazını kıldırdı. Biz de onunla birlikte kıldık. Bunun üzerine Allahü teâlâ, "Münafıklardan bîri ölürse sakın cenaze namazım kilma... Tevbe sûresi, 9/84 âyetini indirdi Buhari, K. Tefsir el-Kur'an Sûre; 9 hab; 13

Abdullah b. Übey'in oğlunun adının, Habbab olduğu, Resûlüllah'ın bunu değiştirerek adını Abdullah koyduğu, bu âyetin izahında zikredilmiştir.

80 ﴿