114İbrahimin, babası için af dilemesi ise, sadece ona verdiği sözü yerine getirmesi içindir. Fakat babasının Allah'ın düşmanı olduğu ortaya çıkınca İbrahim ondan uzaklaştı. Şüphesiz ki İbrahim niyaz eden ve çok halim selim bir insandı. İbrahim aleyhisselam, babası için Allah'tan af dileyeceğine dair söz vermişti. Bu hususta şu âyette buyuruluyor ki: "İbrahim şöyle dedi "Selam sana. Rabbimden bağşalanmam dileyeceğim. Çünkü o bana çok lütufkârdır." Meryem sûresi, 19/47 İşte İbrahim aleyhisselam bu vaadini yerine getirmek için Allah’tan af dilemiş, ancak, babasının, Allah'ın düşmanı olduğu ortaya çıkınca af dilemekten vaz geçmiş ve ondan uzaklaşmıştır. Âyet-i kerime'de, "Babasının, Allah'ın düşmanı olduğu ortaya çıkınca İbrahim ondan uzaklaştı." buyurulmaktadır. Müfessirler, babasının bu halinin nasıl ortaya çıktığı hususunda iki görüş zikretmişlerdir. a- Abdullah b. Abbas, Mücahid, Hakem, Dehhak ve Katadeye göre İbrahimin babasının müşrikliğinin belli oluşu, müşrik olarak ölmesiyle ortaya çıkmıştır. Böylece İbrahim de artık onun için af dilemekten vaz geçmiştir. b- İbrahim en-Nehai ve Ubeyd b. Umeyre göre ise, İbrahimin babasının müşrik oluşunun ortaya tam olarak çıkması, âhirette olacaktır. Sırat köprüsünü geçerken babası, İbrahime sarılacak, onunla birlikte geçmek isteyecek, İbrahim ona yumuşak davranacak ancak onun, maymuna çevirildiğini görünce ondan uzaklaşacak ve onu yalnız başına bırakacaktır. Taberi birinci görüşün doğru olduğunu söylemiştir. Âyet-i kerime’de geçen ve "Çok niyaz eden" diye tercüme edilen kelimessi, müfessirler tarafından çeşitli şekillerde izah edilmiştir. b- Yine Abdullah b. Mes'ud, Ebû Meysere, Katade, Amr b. Şürahbil ve Hasan-ı Basri'ye göre bu kelimeden maksat, "Çokça merhamet eden" demektir. yani, Hazret-i İbrahim, Allah'ın kullarına çokça merhamet eden biriymiş. Amr b. Şürahbil bu kelimenin, Habeşçeden alındığını söylemiştir. c- Abdullah b. Abbas, Mücahid, Süfyan, Atâ, İkrime ve Dehhak'a göre bu kelimeden maksat "Kesin iman eden" demektir. d- Abdullah b. Abbas ve İbn-i Cüreyce göre bunun manası "Mü’min" demektir. e- Said b. Cübeyr, Hasan-ı Basri ve Ukbe b. Âmir'e göre bu kelimenin manası "Tesbih eden ve Allah’ı çokça zikreden" demektir. Ukbe b. Âmir diyor ki: "Resûlüllah "Zülbicadeyn" ismindeki bir adam için buyurdu ki: "Bu adam "Evvah"dır. Çünkü bu Kur’an’ı okuyarak, Allah’ı çokça zikrederdi ve dua ederken sesini yükseltirdi. Ahmed b. Hanbel. Müsned, C: 4, S: 159 f- Atâ ve Abdullah b. Abbas'a göre bu kelimeden maksat, "Kuranı çokça okuyan" demektir. Abdullah b. Abbas diyor ki: "Resûlüllah geceleyin kabristana vardı. Ona bir kandil yakıldı. Cenazeyi kıble tarafından kabre koydu ve buyurdu ki: "Allah sana rahmet eylesin. Şüphesiz ki sen, çok evvah idin. Kur’an’ı çokça okuyan idin. Tirmizi, K. el- Cenaız b. 62, Hadis No: 1057 g- Ebuzer ve Ka'ba göre bu kelimeden maksat duasında "âh, âh" diyen kimsedir. h- Mücahide göre bu kelimeden maksat, "Fakih olan" demektir. i- Abdullah b. Şeddad'a göre ise kelimesinden maksat "Huşu içinde Allah’a yalvaran" demektir. Taberi diyor ki: "Bana göre bu görüşlerden doğru olan, Abdullah b. Mes'uddan nakledilen birinci görüştür. Yani kelimesinden maksat, "dua eden" demektir. Çünkü Hazret-i İbrahim, babasını hakka davet ettikten sonra babası, onu tehdit etmiş. İbrahim de babasına Allah’tan af dileyeceğini ve ona dua edeceğini belirtmiştir. Nitekim bu hususta Allahü teâlâ diğer Âyetlerde şöyle buyurmuştur: "(Babası İbrahime şöyle dedi) Ey İbrahim, ilahlarıma karşı çıkıp yüz mü çeviriyorsun? Eğer bundan vaz geçmezsen, yemin olsun seni taşlarım. Haydi uzun müddet benden uzak ol." İbrahim şöyle dedi "Selam sana Rabbimden bağışlanmanı dileyeceğim. Çünkü o bana çok lütufkârdır" "İşte sizden ve Allah'tan başka taptığınız şeylerden ayrılıyorum. Ben rabbime dua ediyorum. Umarım ki rabbime dua edip te mahrum olmam" Meryem sûresi, 19/46-48 Müfessirler, Hazret-i İbrahimin neden böyel bir kimse olduğu hususunda çeşitli izahlarda bulunmuşlardır. kelimesinin, "Merhametli olan" anlamına geldiğini söyleyenler, Hazret-i İbrahimin böyle oluş sebebini şöyle izah etmişlerdir: "O, babasına ve diğer insanlara karşı çok merhametli ve çok yumuşaktı. Bu sebeple o, bu sıfatla sıfatlandı. Diğer bir kısım alimlere göre, Hazret-i İbrahimin böyle oluşu, Allah'a kesin iman etmesinden, onun azametini bilmesinden ve ona boyun eğmesindendi. Başka bir kısım âlimlere göre İbrahimin böyle oluşu, onun, rabbine olan imanının sağlamlığındandır. Diğer bir kısım alimlere göre onun, kendisine inen ilâhı kitabı çokça okumasmdandır. Bir başka kısım âlimlere göre ise, onun, rabbini çokça zikretmesindendir. |
﴾ 114 ﴿