40

Emrimiz gelip su o tandırdan fışkırmaya başlayınca Nuh'a; "Her hayvan türünden birer çift, daha önce helakine hükmettiğimiz hariç, aile fertlerini ve iman edenleri gemiye yükle" demiştik. Zaten onunla beraber ancak pek az kimse iman etmişti.

Tufan kopacağına dair emrimiz gelip çatınca, azabımızın geleceğine bir alamet olmak üzere ekmek tandırından sular fışkırınca biz Nuh'a dedik ki: "Sen gemine, bütün yaratıkların cinslerinden, biri erkek diğeri dişi olmak üzere birer çift al. Ailenden de çoluk çocuğun ve eşlerinden de helak olacağına hüküm verdiğim dışında kalanları da gemiye al. Kavminin iman edenlerini de gemiye al. "Zaten Nuh'a kavminden pek az kimse iman etmiş ve Allah'ın birliğini kabul etmişti.

Abdullah b. Abbas, Nuh'a iman edenlerin seksen kişi olduklarını söylemiş, diğer bir Rivâyette de bunların, on kişi oldukları zikredilmiştir. Ancak Taberi, bu hususta belli bir rakam vermenin doğru olmayacağını söylemiştir.

Âyet-i kerime’de zikredilen "Tandır"dan neyin kastedildiği hakkında farklı görüşler zikredilmiştir.

Abdullah b. Abbas: "Bundan maksat yeryüzüdür" demiştir. Şu âyet-i kerime bu görüşü desteklemektedir: "Yeri de yarıp kaynaklar fışkırttık. Böylece takdir edilen bir iş için yer ve göğün sulan birleşiverdi" Kamer sûresi, 54/12

Taberi ise, buradaki tandır'dan maksadın, ekmek tandırı olduğunu, Allahü teâlânın bundan su fışkırtmasını, Nuh tufanının bir alameti yaptığını söylemektedir.

Hazret-i Ali (radıyallahü anh)den Rivâyet edilen bir görüşe göre ise buradaki tandırdan maksat, tanyerinin ağarmasıdır.

40 ﴿