20Bu akıl sahipleri onlardır ki, Allah'ın ahdini yerine getirirler, verdikleri sözü bozmazlar. Âyet-i kerime’de zikredilen "Allah'ın ahdi"nden neyin kastedildiği hususunda şu görüşler zikredilmiştir: "Bu ahit," Hani rabbin, Âdemoğullarının sulbleriden zürriyetlerini çrkarmış, onları, kendi nefislerine şahit tutarak "Ben sizin rabbiniz değil miyim?" demiş, onlar da "Evet, şahidiniz, sen bizim rabbimizsin." diye cevap vermişlerdi. Bu, kıyamet gününde "Bizim bundan haberimiz yoktu." dememeniz içindir. A'raf Sûresi; Âyet: 172 âyetinde zikredilen ahittir. Yahut bu ahit, haklarında aklî ve naklî deliller bulunan emir ve yasaklardır. Bu delilleri görenler, emirleri tutmak ve yasaklardan kaçınmak zorundadırlar. Zira onun delilleri görmesi, Allah’a karşı bir ahit vermesi anlamına gelmektedir. Âyet-i kerime’de zikredilen "Söz verme"nin ne anlama geldiği hususunda da şunlar söylenmiştir: "Buradaki söz verme "La ilahe İllallah MuhammedurResûlüllah" diyerek iman ettiğine dair Allah’a vermiş olduğu söz ile, insanlarla yapmış olduğu herhangi bir muamelede verilen söz anlamına gelmektedir. Böylece hakkı gören mü’minler, hem rablerine iman ettiklerine dair verdikleri sözü bozmazlar hem de insanlarla yapmış oldukları muamelelerde vermiş oldukları sözden caymazlar. |
﴾ 20 ﴿