39

Allah, hükümlerden dilediği hükmü siler, dilediğini bırakır. Esas kitap onun katındadır.

Müfessirler bu âyet-i kerime’yi çeşitli şekillerde izah etmişlerdir:

Bazılarına göre âyetin izahı şöyledir: "Allah, gönderdiği hükümlerden dilediğini neshederek kaldırır. Dilediğini ise olduğu gibi bırakır."

Bazılarına göre de âyetin izahı şöyledir: "Allah, kullarına ait hususlardan dilediğini siler, dilediğini olduğu gibi bırakır. Ancak cehennemlik olmak, cennetlik olmak, ecel ve hayat müstesnadır. Bunlar değişmez."

Diğer

bazılarına göre ise şöyle izah edilir: "Allah, Meleklerin tesbit ettileri amel defterinden dilediği şeyleri silip, dilediklerini de olduğu gibi bırakır. Değişmeyen levh-i Mahfuz ise onun katındadır.

Bazılarına göre de âyet şöyle izah edilir: "Allah, dilediği her şeyi siler ve dilediği herşeyi olduğu gibi bırakır."

Bu son izah şekline göre, Allah'ın silmeyeceği hiçbirşey yoktur. Bu görüşe delil olarak şu Hadis-i Şerif zikredilmiştir:

"Kaza ve kaderin önüne ancak dua durabilir. Ömrü ancak iyilik yapma artırır.

Bir başka görüşte de âyetin izahı şöyledir: "Levh-i Mahfuz iki kısımdır. Birinde Allah, dilediği değişikliği yapar dilediğini ise olduğu gibi bırakır. Diğerinde de hiçbir değişiklik yapmaz. Ona "Ümmül Kitap" denir.

Yine başka bir görüşe göre de âyet şöyle izah edilir: "Allahü teâlâ eceli geleni siler. Ömrü olanı devam ettirir. "Taberi de bu görüşü tercih etmiştir.

Bir diğer görüşe göre de âyetin izahı: "Allah, kullarından dilediğinin günahını siler. Dilediğinin ise günahını bırakır." şeklindedir.

Âyetin sonunda bulunan ve "Esas Kitap" diye tercüme edilen "Ümmül Kitap" ifadesinden neyin kastedildiği hakkında da farklı izahlar yapılmıştır:

Bazılarına göre buradaki Ümmül Kitap'tan maksat, Allah'ın ilmidir.

Bazılarına göre Ümmül Kitap "Kitabın aslı" demektir.

Bazılarına göre'ise "Ümmül Kitap" "Haram ve Helali kapsayan hükümler." demektir. Taberi ikinci görüşü tercih etmiştir.

39 ﴿