21Kâfirlerin hepsi Allah'ın huzuruna çıkacaklar. Güçsüz kimseler, büyüklük taslayanlara şöyle diyecekler: "Biz, size uymuştuk. Allah'ın azabının bir kısımim bizden uzaklaştırır mısınız?" Büyüklük taslayanlar da şöyle cevap verirler: "Eğer Allah bizi doğru yola sevketmiş olsaydı, biz de sizi o yola sevkederdik. Bugün sızlanmanız da sabretmeniz de aynıdır. Bizler için kurtuluş yolu yoktur." Kıyamet gününde bütün kâfirler, hesap vernıek üzere Allah'ın huzuruna çıkacaklar ve orada birbirleriyle çekişecekler, güçsüz olanlar büyüklük taslayanlara şöyle diyeceklerdir: "Biz, dünyada size tabi olmuştuk. Sizin emirlerinizi dinliyor ve sizin yasakladıklarınızdan kaçınıyorduk. Bugün sizler, Allah'ın azabından herhangibirşeyi bizden uzaklaştırır mısınız? Büyüklük taslayanlar ise, kendilerinin de âciz olduklarını beyan ederek şu cevabı vereceklerdir: "Allah bizi, dünyada doğru yola iletseydi, biz de sizleri doğru yola iletmiş olurduk. Durum böyle olmadı. Artık bugün sızlansak ta sabretsek te değişen birşey yoktur. Bizim için kurtuluş yolu yoktur. Bu hususta başka âyet-i kerimelerde de şöyle buyurulmaktadır: "Kâfirler cehennemde birbirleriyle münakaşa ederlerken güçsüzler, büyüklük taslayanlara şöyle diyeceklerdir: "Biz size uymuştuk. Şimdi ise siz, ateşin bir kısmını olsun bizden uzaklaştırabilir misiniz?" "Büyüklük taslayanlar ise: "Simde hepimiz cehennemdeyiz. Şüphesiz Allah, kullan arasında hükmünü vermiştir." derler." "Cehennem ateşinde bulunanlar, cehennem Zebanilerine: Rabbinize dua edin de, azabımızdan birgün olsun hafifletsin. Mü’min Sûresi, âyet: 47-49 "Allah, kıyamet gününde onlara der ki: "Sizden önce geçmiş Cin ve İnsan ümmetleriyle beraber Cehennem ateşine girin?" Cehenneme giren her ümmet, kendi din kardeşlerine lanet eder. Nihâyet hepsi oraya toplandığında, sonrakiler, öncekiler hakkında derler ki: "Rabbimiz, işte şunlar bizi doğru yoldan saptırdı. Onlara, cehennem ateşinden iki kat azap ver." Allah der ki: "Herkesin azabı kat kattır. Fakat siz bilemezsiniz." "Öncekiler de sonrakilere derler ki: "Sizin, bizden bir üstünlüğünüz yoktur. O halde yaptıklarınızdan dolyaı azabı tadın. A'raf Sûresi, âyet: 38-39 "Şüphesiz ki Allah, kâfirleri lanetlemiş ve onlar için, alev alev yanan bir ateş hazırlamıştır. Ohlar orada ebediyyen kalacaklardır. Kendilerine ne bir dost ne de bir yardımcı bulabileceklerdir." "Yüzleri ateşe çevirildiği gün onlar: "Keşke Allah’a itaat etseydik, Peygambere itaat etseydik." derler." "Ey rabbimiz, biz, efendilerimize ve büyüklerimize uymuştuk. Onlar ise bizi doğru yoldan saptırmışlar. Ey rabbimiz, onların azabını iki kat ver. Onları büyük bir lanete uğrat." derler. A’raf sûresi, âyet: 64-68 "İnkâr edenler: "Biz bu Kur'ana ve ondan önce gelen kitaplara inanmayacağız." dediler. Sen, o zalimlerin, rablerinin huzurunda dururken, birbirlerini suçlayarak söz attıklarını bir görmelisin. Zayıflar, büyüklük taslayanlara: "Siz olmasaydınız biz mutlaka iman etmiş olacaktık." derler." "Büyüklük taslayanlar da, zayıfların sözlerini reddederek: "Size hidâyet gelince, sizi ondan biz mi alıkoyduk? Bilakis siz suçluydunuz." derler." "Zayıflar, büyüklük taslayanlara: "Bilakis, gece gündüz tuzaklar kurmanız bizi alıkoydu. Çünkü siz, Allah’ı inkâr etmemizi ve ona ortaklar koşmamızı emrederlerdiniz." derler. Onlar, azabı görünce, pişmanlıklarını içlerine atıp gizlerler. Biz, inkâr edenlerin boyunlarına demir halkalar takarız. Onlar, yaptıklarından başka bir şeyin mi cezasını çekerler?' Sebe Sûresi, âyet: 31-33 |
﴾ 21 ﴿