44

Ey Peygamber, insanları, azabın geleceği gün ile uyar. O gün zalimler şöyle derler: "Ey rabbimiz, kısa bir zamana kadar bize müsaade et. de davetini kabul edelim, Peygamberlere uyalım." Onlara: "Daha önce âhirete intikal etmeyeceğinize dair yemin etmiyor muydunuz?" denir.

Ey Rasûlüm, İslama davet etmen için seni kendilerine gönderdiğim insanları, kendilerini, Allah'ın azabının geleceği kıyamet gününün dehşetiyle uyar. O gün rablerini inkâr ederek kendilerine zulmedenler, azabı bizzat gözleriyle görünce: "Ey rabbimiz, azabı bizden ertele, bize kısa bir zaman için mühlet ver de, senin, hakka davetini kabul edip sana iman edelim, Hiçbirşeyi sana ortak koşmayalım. Bize gönderdiğin Peygamberlerine tâbi olalım." diyeceklerdir.

Allah da onlara diyecektir ki: "Daha önce dünyada iken, âhirette tekrar dirilmeyeceğinize dair yemin etmiyor muydunuz?"

Kâfirlerin, âhirette azabı bizzat gözleriyle gördüklerinde tekrar dünyaya dönüp iman etmeyi isteyeceklerine dair, diğer âyetlerde şöyle buyurulmaktadır: "Müşriklerden birine ölüm geldiği zaman şöyle der: "Rabbim, beni dünyaya geri gönder. Mü’min Sûresi, âyet: 99 "Suçluların, rablerinin huzurunda başlarını eğerek: "Rabbimiz, gördük, işittik. Bizi tekrar dünyaya gönder de salih ameller işleyelim, artık kesin olarak iman ettik. Secde Sûresi, âyet: 12 "Ateşin üzerinde durduruldukları zaman: "Ne olurdu tekrar dünyaya döndürülseydik, rabbimizin âyetlerini yalanlamasaydık da mü’minlerden olsaydık." dediklerini bir görsen. En'am Sûresi, Âyet: 27 "Onlar, cehennemde "Ey rabbimiz, bizi çıkar da, dünyada işlediğimiz kötü amelleri bırakıp salih ameller işleyelim." diye bağmşırlar. Onlara şöyle denir: "Size, öğüt alan birinin, Öğüt alabileceği kadar bir ömür vermedik mi? Üstelik size uyarıcı da gelmişti O halde tadın azabı. Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur. Fâtır Sûresi, âyet: 37

44 ﴿