28

Ey Rasûlüm, rabbinin rızasını dileyerek, sabah akşam ona ibadet edenlerle birlikte kendini tut. Sabret. Sakın dünya hayatının ziynetine kapılıp gözünü onlardan ayırma. Kalbini, bizi anmaktan uzaklaştırdığımız, arzularına uyan, işi gücü haddi aşmak olan kimseye sakın uyma.

Bu âyet-i kerime’nin, Kureyş'in ileri gelenleri hakkında nâzii olduğu zikredilmektedir. Kureyş müşriklerinden ileri gelenler, Resûlüllah'tan, Bilal, Ammar, Süheyb, Habbab ve İbn-i Mes'ud gibi fakir mü’minlerle oturup kalkmamasını, sadece kendileriyle oturup kalkmasını istemişler ve bunun üzerine bu âyet-i kerime nazil olmuş ve Resûlüllah'ın, dünya hayatını tercih ederek varlıklı müşriklerle oturup kalkması yasaklanmış, fakir de olsalar mü’minlerden ayrılmaması emredilmiştir.

Sa'd b. Ebi Vakkas diyor ki:

"Biz, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) ile birlikte altı kişiydik. Müşrikler Resûlüllah'a: "Bunlan kov ki bize karşı cesaretlenmesinler" dediler. Altı kişi, Ben, İbn-i Mes'ud, Huzeyl kabilesinden bir kişi, Bilal bir de adlarını söyleyemeyeceğim iki kişiydi...". Bunun üzerine bu âyet nazil oldu. Müslim K. Fadail es-Sahabe; bab: 46, Hadis No: 2413

28 ﴿