47(Ey Rasûlüm, sen insanlara, varlık âleminin yok olacağı günü hatırlatarak uyar) O gün dağları yürüteceğiz ve sen, yeryüzünü çırılçıplak (dümdüz) göreceksin. Biz, hiçbir şey bırakmadan insanları biraraya toplayacağız. Allahü teâlâ bu âyet-i kerime’de, kıyamet gününün dehşetli hallerinden bazılarını zikrediyor. O gün dağların yürütülüp vadilerin dolacağını, yeryüzünün, her taraftan görülebilecek bir hal alacağını, yerin içinde hiçbir kimsenin bırakılmayıp diriltileceğim beyan ediyor. Bu hususta diğer âyetlerde de şöyle buyuruluyor: "Sûr'a üfürüldüğü gün, göklerde ve yerde bulunanlar dehşetli bir korkuya kapılırlar. Ancak Allah'ın diledikleri bunun dışındadır. Hepsi de onun huzuruna boyunlarını bükerek gelirler". "Sen, dağlara bakarsın da yerinde duruyor sanırsın. Halbuki onlar, bulut geçer gibi geçer giderler. İşte bu, her şeyi sapasağlam yapan Allah'ın işidir. Şüphesiz ki o, yaptıklarınızdan haberdardır. Nemi Sûresi, Âyet: 87-88 "Ey Rasûlüm, kıyamet günü dağların ne olacağını sorarlar. Sen onlara şöyle de: "Rabbim onları (un ufak edip) savuracaktır. Tâhâ Sûresi, âyet: 105 |
﴾ 47 ﴿