71

Sizden, cehenneme uğramayacak hiç kimse yoktur. Bu, rabbinin, üzerine aldığı değişmez bir hükümdür.

Âyet-i kerime’de zikredilen "Cehenneme uğramak"tan maksadın ne olduğu hususunda müfessirler farklı izahlarda bulunmuşlardır.

Abdullah b. Abbas, Ebû Meysere ve Abdullah b. Revaha'dan nakledilen bir görüşe göre âyetteki "Cehenneme uğramak"tan maksat, Mü’min ve kâfir olan herkesin onun içine girmesidir. Mü’minler, içine girdikleri o cehennemden kurtarılacaklar kâfirler ise orada kalacaklardır. Mü’minlerin uğradıkları yerin, cehennemin sönmüş yeri olacağı Rivâyet edimektedir.

Abdullah b. Abbas'tan nakledilen bu görüşe delil olarak, Kuran-ı Kerim'de dört yerde zikredilen "Cehenneme uğramak" ifadesinden üçünün "Cehenneme girme" anlamına gelmesidir. Dördüncüsü ise bu âyettir. Bu âyet de yorumda onlara tâbidir. Zikredilen üç âyet şunlardır; "Siz de Allah'tan başka taptığınız putlar da cehennem odunudur. Siz oraya, suya koşarcasına gireceksiniz. Enbiya Sûresi âyet: 98

"Suçluları ise susuz olarak cehenneme süreceğiz Meryem Sûresi, âyet: 86

"Firavun kıyamet gününde kavminin önüne düşecek ve onları ateşe götürecektir. Varılacak o yer, ne kötü bir yerdir. Hûd Sûresi, âyet: 98

Ayrıca sahabe-i kiram: "Ey Allah’ım sen beni cehennemden sağ salim çıkar ve beni nimetlerle cennete koy." diye dua etmişlerdir.

Bazı âlimlere göre ise buradaki "Cehenneme uğramak"tan maksat, cehenneme girmektir. Ancak bu giriş sadece kâfirler için söz konusudur. Âyette geçen "Siz" zamirinden, kâfirler kastedilmektedir.

Diğer bir kısım âlimlere göre ise buradaki "Cehenneme uğramaktan maksat, Mü’minlerin sırat köprüsünden geçmeleri kâfirlerin ise cehenneme düşmeleridir.

Başka bir kısım âlimlere göre de buradaki "Cehenneme uğramak"tan maksat, Mü’minlerin, dünyada iken, cehennemden geldiği belirtilen âfet ve felaketlere uğramaları kâfirlerin ise cehenneme girmeleridir.

Taberi bu Âyette zikredilen "Cehenneme uğramak"tan maksadın "Sırat köprüsünün üzerinden geçmek olduğunu, mü’minlerin bu köprüden geçecekleri, kâfirlerin ise ondan geçemeyip cehenneme düşecekleri anlamına geldiğini söylemiş ve sırat köprüsüyle ilgili Hadis-i Şerifleri zikretmiştir.

Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bir Hadis-i Şerifinde buyuruyor ki:

"... Cehennemin üzerine sırat köprüsü kurulacak. Ben ve ümmetim, oradan ilk geçenler olacağız. O gün sadece Peygamberler konuşacak onların o gün ki duaları da: "Ey Allah’ım esenlik ver, ey Allah’ım esenlik ver." olacaktır. Cehennemde Sa'dan dikeni gibi kancalar bulunmaktadır. Sizler Sa'dan dikenini gördünüz mü? "Evet ya Resulallah" dediler. Resûlüllah buyurdu ki "İşte o kancalar Sa'dan dikeni gibidir. Ancak onların ne kadar büyük olduklarını sadece Allah bilir. İnsanlar amellerine göre o kancalarla çekilirler. İnsanlardan bazıları yaptıkları ameller yüzünden helak olurlar. Bazıları da hardal tanesi kadar parçalara ayrılırlar sonra kurtulurlar. Allahü teâlâ, cehenneme girenlerden kime merhamet etmeyi dilerse meleklerine, kendisine kulluk edenleri cehennemden çıkarmalarını emreder. Melekler de onları çıkarırlar. Melekler onları secde izlerinden tanırlar. Allah, secde izlerini yemeyi cehenneme haram kılmıştır. Buhari, K. el- Ezan, bab: 129 K. et-Tevhid, bab: 24/ Müslim, K. el-İman, bab: 299, Hadis No: 182

Peygamber efendimiz diğer bir Hadis-i Şerifinde de şöyle buyuruyor:

"...Sonra cehennem üzerine köprü kurulur. Şefaat etme zamanı gelir. İnsanlar "Ey Allah’ım, esenlik ver, esenlik ver" derler. "Ey Allah'ın Resulü, köprü nedir?" diye sorulunca Resûlüllah: "Pek kaygan bir yerdir. Orada çengeller, kancalar ve dikenler vardır. Bu dikenler, Necid bölesinde biten Sa'dan dikenleri gibidir. Mü’minler, amellerine göre sırat köprüsünün üzerinden göz açıp kapayıncaya kadar veya şimşek gibi yahut rüzgâr gibi veya kuş gibi yahut rahvan at ve develer gibi geçecekler. Bazıları sağ salim kurtulacak, bazıları çiviler yırtmış olarak kurtulacaklar, bazıları ise yaralı olarak cehenneme itileceklerdir. Müslim, K. el-İman, bab: 302, Hadis No; 183

71 ﴿