39

İnsanların malları arasında çoğalması için verdiğiniz faiz, Allah nezdinde artmaz. Fakat Allah'ın rızasını dileyerek verdiğiniz zekat böyle değildir. İşte onlar, sevaplarını kat kat artıranların ta kendileridir.

Bu âyet-i kerime iki şekilde izah edilmiştir. İzah şekillerinden birinde, haram olan faizi yiyen ve faizcilik yaparak mallarının artacağını sananların malları dünyada artsa bile Allah katında artmayacağı, buna mukabil Allah rızası için zekat verenlerin mallarının artacağı açıklamaları yapılmıştır.

Taberi'nin de katıldığı ikinci bir izah şeklinde ise bu âyet-i kerime’nin faizi kasdetmediği, insanların birbirlerine, bir karşılık beklemeyerek mal ve para hediye etmelerini kasdettiği söylenmiş ve şu şekillerde açıklamalar yapılmıştır:

Burada beyan edilmek istenen şey, bir kısım insanların, diğerlerine, Allah rızası için değil daha fazla mal alabilmek için hediye vermeleridir. Kendisine mal verdiği kişiden ilerde daha fazla birşeyler alabilmek için hediye vermeleridir. Kendisine mal verdiği kişiden ilerde daha fazla birşeyler alabilmek için hediye verenlerin bu davranışları mubah olsa da Allah katında herhangi bir sevabı yoktur. Zira bunlar mallarını Allah rızası için değil ilerde daha fazla birşeyler elde etmek için vermişlerdir. Abdullah b. Abbas, Said b. Cübeyr, Mücahid, İbrahim en-Nehaî, Tâvûs, Katade ve Dehhak bu görüştedirler.

Âmir ise bu âyetten maksadın, kişinin başkasına, kendisine hizmet etmesi için, ileride faydalı olması için, hediye olarak mal vermesidir. Bu kişi malını dünya menfaatları karşılığında verip Allah rızası için vermediğinden onun verdiği bu malın, Allah katında hiçbir sevabı yoktur.

Abdullah b. Abbas ve İbrahim en-Nehaî'den nakledilen diğer bir görüşe göre ise bu âyetten maksat, bir insanın başkasına, Allah rızası için değil onun sermayesini artırmak veya malını çoğaltmak için, hediye olarak mal vermesidir. Böyle bir kişi, Allah katından sevap bekleyemez.

39 ﴿