41İnsanların kendi elleriyle kazandıkları günahlar yüzünden karada ve denizde fesat çıktı ki böylece Allah, yaptıklarının bir kısmının cezasını kendilerine tattırsın. Belki günahlarından dönerler. Bir kısım müfessirlere göre bu âyette zikredilen "kara"dan maksat, deniz ve intaklardan uzak olan yerlerdir. "deniz"den maksat ise, deniz veya su kenarlarında bulunan şehir veya köylerdir. Bu görüş, Mücahid, Katade, İkrime ve İbn-i Zeyd'den nakledilmiştir. İbn-i Kesir de bu görüşü tercih etmiştir. Diğer bir kısım âlimlere göre ise burada zikredilen "kara"dan maksat, denizlerin dışındaki topraklar "deniz"den maksat ise bildiğimiz denizlerdir. Bu görüş, Atiyye, Mücahid, Ebi Nüceyh gibi âlimlerden nakledilmiştir. Taberi de bu görüşü tercih etmiştir. Mücahid demiştir ki: "Karada ortaya çıkan fesattan maksat, Hazret-i Âdem'in oğullarından birinin diğerini öldürmesi, "Denizde ortaya çıkan fesaf'tan maksat ise, Hazret-i Mûsa ve Hızır'ın yolculuğu esnasında zikredilen zalim kralın, herkesin gemisini gasbedip almasıdır. Ebul Âliye diyor ki: "Yeryüzünde fesat çıkmasından maksat, orada günah işlenmesidir. Zira yer ve göklerin düzenli olması Allah’a itaatla mümkündür. Allah’a isyan edildiği takdirde ise onların düzeni bozulur. İbn-i Zeyd ise diyor ki: "Yeryüzünde fesat çıkması"ndan maksat, yağmurun kesilmesidir. Yağmur kesilince yeryüzünde kıtlık başlar. Denizin ise hayvanları kör olur. Taberi ise "Yeryüzünde ortaya çıkan fesat"tan maksadın, kulların işledikleri günahlar ve yaptıkları zulümler olduğunu söylemiştir. |
﴾ 41 ﴿