34

Kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgi ancak Allah katındadır. Yağmuru o indiri. Rahimlerde olanı o bilir. Hiç kimse yarın ne kazanacağını bilmez. Hiçbir kimse nerede öleceğini de bilmez. Şüphesiz Allah, herşeyi çok iyi bilendir, herşeyden haberdardır.

Şüphesiz ki kıyametin ne zaman kopacağının bilgisi Allah'ın nezdindedir. Allah’tan başka hiçbir kimse onun ne zaman kopacağını bilmez. Yağmuru gökten Allah indirir. Ondan başka hiçbir kimsenin onu yağdırmaya gücü yetmez. Dişi varlıkların rahimlerinde olan şeylerin mahiyetini ve geleceğini ancak o bilir. Hiçbir kimse yann ne yapacağını ve ne kazanacağını bilemez. Allah ise herşeyi bilir ve herşeyden haberdardır.

Âyet-i kerime’de beş hususun, insanlar tarafından kesin olarak bilinmesinin mümkün olmadığı zekrediliyor ve bunları ancak Allahü teâlânın bileceği beyan ediliyor.

Bu hususların, insanlar tarafından bilinemeyeceği meşhur Cibril hadisinde zikredilmiştir:

Ebû Hüreyre (radıyallahü anh) diyor ki:

"Bir gün Resûlüllah, insanların kendisini gördükleri bir yerde (Bir topluluk yanında) bulunuyordu. Ona yürüyerek bir adam geldi ve şöyle dedi:

-(Ey Allah'ın Resulü) İman nedir?

-İman, Allah’a, meleklerine, Allah'ın huzuruna çıkacağına ve peygamberlerine inanmam ve âhirette dirileceğine iman etmendir.

-(Ey Allah'ın Resulü) İslam nedir?

-İslam, Allah’a kulluk etmen, hiçbirşeyi ona ortak koşmaman, namazı kılman, farz olan zekâtı vermen ve Ramazan orucunu tutmandir.

-(Ey Allah'ın Resulü) İhsan nedir?

-İhsan, senin, Allah’ı görüyormuşçasına ona kulluk etmendir. Sen onu görmesen de o seni görmektedir.

-(Ey Allah'ın Resulü) Kıyamet ne zaman kopacaktır?

-O hususta kendisine soru sorulan kimse soruyu sorandan daha fazla bilgiye sahip değildir. Fakat ben sana onun alametlerini anlatayım!

Cariyenin efendisini doğurması, deve çobanlarının bina yükseltmede ya-nşmalan kıyametin alametlerindendir. Kıyametin ne zaman kopacağı, ancak Allah'ın bilmiş olduğu şu beş şeyden biridir: Kıyametin ne zaman kopacağına dair bilgi ancak Allah katındadır. Yağmuru o indirir. Rahimlerde olanı o bilir, âyetini okudu. Sonra o adam ayrılıp gitti. Resûlüllah: "Onu bana getirin." buyurdu. İnsanlar onu Resûlüllah’a getirmeye çalıştılar fakat kimseyi göremediler. Bunun üzerine Resûlüllah: "İşte o Cebrâildir. İnsanlara dinlerini öğretmek için gelmişti." dedi. Buhari, K.el-İmam, bab: 37 4

34 ﴿