15

Şüphesiz ki Sebe' kavminin oturduğu yerde büyük bir delil vardı. Sebe'lilerin oturduğu yerler, sağından ve solundan iki bahçeyle çevriliydi. Onlara: "Rabbinizin rızıklarından yeyin de ona şükredin. İşte hoş bir memleket ve bağışlayan bir rab." denilmişti.

Âyet-i kerime’de, Sebe' kavminin kıssası zikredilmektedir. Bir kişi Peygamber efendimize gelip:

"Ey Allah'ın Resulü, Sebe' nedir? O bir yer midir yoksa bir kadın mıdır?" diye sormuş, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) de: "O, ne bir yer ne ile bir kadındır. Sebe' Araplarda bir adamın ismidir. Onun on çocuğu olmuştur. On çocuğundan altısı Yemen'de yerleşmiş dördü de Şam'da yerleşmiştir. Şam'da yerleşenler: Lalı, Cüzam, Gassan ve Âmile'dir. Yemen'de yerleşenler ise: Ezd, Eş'arî, Himyer, Muzhee, Enmar ve Kinde'dir." buyurmuştur.

Yine bir adam: "Ey Allah'ın Resulü, "Enmar" nedir?" diye sormuş, Resûlüllah: "Has'em ve Becile kabilelerinin mensup oldukları atalardır." buyurmuştur. Tirmizî, K. Tefsir el-Kur'an, Sûre: 3-1, hnh: İ, No: 3222

Peygamber efendimizin de beyan ettiği gibi, Sebe' aslında Yemen'de yaşayan insanlar ve oranın idarecileridir. Hazret-i Süleyman'ın, tabtıyla birlikte huzuruna getirttiği Seba Melikesi Belkıs da onlardan biriydi. Bu kavim, memleketlerinde bol nimetler içerisinde yaşıyor ve geniş arazilere sahip bulunuyorlardı. Allahü teâlâ onlara Peygamberler göndermiş verdiği nimetlere karşı kendisine şükretmelerini istemiştir. Bunlar bu halleriyle Allah'ın dilediği kadar yaşamışlar sonra kendilerine emredilenlerden yüzçevirmişlerdir. Bunun üzerine Allah onlara Seller'i musallat ederek ülkelerini mahvetmiş ve onları çeşitli ülkelere dağıtmıştır. Bundan sonra gelen âyetler bu hususu açıklığa kavuşturmaktadır.

Allahü teâlâ bu âyet-i kerime’de, Sebe' halkının yaşadığı ülkenin, Allah'ın varlığını ve kudretini gösteren bir alamet olduğunu, bu nimetleri kendilerine verenin ise ancak rableri olduğunu zikretmiş ve bu ülkenin sağında solumla bağ ve bahçelerin bulunduğunu bildirmiştir.

Katade diyor ki: "Sebe'lilerin memleketinde iki dağın arasında bağ ve bahçeler bulunuyordu. Öyle ki bir kadın başında taşıdığı sele ile bu bahçelerde yürüdüğünde elini sürmeden selesi meyvelerle doluyordu. Sebe' halkı azınca Allah onlara "Cürz" denen bir hayvanı (köstebeği) musallat etti. Hayvan, dağlar arasındaki barajı deldi onları su bastı. Sonunda onlara ılgın ve biraz da sedir ağacından başka bir şey kalmadı."

15 ﴿