26O, iman edip salih ameller işleyenlerin dualarını kabul eder. Ve lütfundan onlara (İstediklerinden) daha fazlasını verir. Kâfirler için de şiddetli bir azap vardır. *Bu âyet-i kerime iki şekilde izah edilmiştir: Bunlardan birisi mealde zikredildiği gibidir. Taberi bu izah şeklini kabul etmiş ve âyeti şöyle açıklamıştır: Allah, kendisine ve peygamberine iman eden, emirlerini tutup yasaklarından kaçınarak salih amel işleyen mü’minlerin, bizzat kendileri için ve mü’min kardeşleri için yapmış oldukları dualarını kabul eder ve onlara bir lütuf olarak, dua sırasında istemedikleri şeyleri de fazladan verir. Kâfirler için ise, inkârlarına karşılık kıyamet gününde şiddetli bir azap vardır. Muaz b. Cebel de bu âyeti bu şekilde izah etmiştir. Seleme b. Sebre diyor ki: "Muaz Şam'da bize bir hube okudu ve şöyle dedi: "Ey Mü’minler, sizler iman edenlersiniz ve cennet ehlisiniz. Allah’a yemin olsun ki ben sizlerin, Fars ve Rumlardan aldığınız köle ve cariyelerin de cennete gireceğini ümit ediyorum. Zira onlardan biri size bir iş gördüğünde siz ona: "Allah sana rahmet ihsan eylesin iyi iş yaptın." dersiniz ve onlara dua edersiniz." Sonra Muaz: "Allah, iman edip salih amel işleyenlerin dualarını kabul eder ve lütfundan onların sevaplarım artırır. Kâfirler için de şiddetli bir azap vardır." âyetini okudu. Âyette zikredilen: "Allah onlara (istediklerinden) daha fazlasını verir." ifadesinden maksat, "Allah onlara dualarında istemedikleri şeyleri de verir." demektir. İbrahim en-Nehafye göre de: "Allah onlara (istediklerinden) daha fazlasını verir." ifadesinden maksat: "Allah onların mü’min kardeşlerine şefaatçi olmalarını kabul ettiği gibi, şefaatçi oldukları kimselerin kardeşlerim de affeder." demektir. Âyet-i kerime’nin ikinci izah tarzı ise şöyledir: "İman edip salih amel işleyenler, rablerinin, kendilerini iman ve itaate davetini kabul ederler. Allah da onlara lütfundan fazlasıyla mükafaat verir." şeklindedir. |
﴾ 26 ﴿