39

Size verilen herşey, dünya hayatının geçimliğinden başka birşey değildir. İman edip rablerine güvenenler, büyük günahlardan ve hayasızlıklardan sakınanlar, öfkelendikleri zaman affedenler, rablerinin davetine uyanlar, namazlarını dosdoğru kılanlar, işlerini aralarında müşavere ile yürütenler, kendilerine verdiğimiz rızıklardan Allah yolunda infak edenler ve zulme uğradıkları zaman yardımlaşarak karşı koyanlar için Allah nezdindeki nimetler ise daha hayırlı ve daha devamlıdır.

Ey insanlar, size dünyada verilen mal ve evlat gibi şeyler ancak dünya hayatının geçimlikleridir. Siz bunlardan ancak dünyada faydalanırsınız. Âhiret yurdunda bunların size herhangi bir faydası yoktur. Allah'ın katında bulunan ve kendisine iman edip itaat edenlere verileceği vaadedilen nimetler ise dünyada size verilenlerden daha hayırlı ve daha devamlıdır. Allah katındaki bu nimetler, iman edenlere, işlerinde rablerine tevekkül edenlere, Allah’a ortak koşmak gibi büyük günahlardan ve zina etmek gibi hayasızlıklardan kaçınanlara, kendilerini öfkelendiren mü’min kardeşlerini affedenlere, rablerinin, kendilerini tevhid inancına davetini kabul edenlere, kendilerine farz kılınan namazları gereği gibi kılanlara, işlerini aralarında istişare ederek yürütenlere, kendilerine verdiğimiz rızalardan Allah yolunda harcaya ve zekat gibi mali borçlarını ödeyenlere ve kendilerine yapılan zulme karşı koyanlara verilecektir.

Âyet-i kerime’nin son bölümünde, uğradıkları zulme karşı koyanlar övülmektedir. Zira zalime haddini bildirip onu cezai andı mı ak, onun yaptığı zulme engel olarak onu düzeltmek demektir. Bu ise övgüye değer bir davranıştır.

39 ﴿