41

Kim de zulme uğradıktan sonra hakkını alacak olursa işte onlar için bir kınama ve cezalandırma yoktur.

Âyet-i kerime, haksızlığa uğrayan kişinin, hakkını bizzat kendi eliyle aldığı takdirde cezalandırılmayacağını ve bundan dolayı suçlanamayacağını beyan etmektedir.

Müfessirler bu âyet-i kerime’nin izahında şunları söylemişlerdir: İbn-i Zeyd bu âyet-i kerime’nin, müşrikleri kasdettiğini, mü’minlerin birbirlerine karşı ihkak-ı hak'da bulunmalarının ise neshedildiğini, yani, haksızlığa uğrayan bir mü’minin, kendisine haksızlık yapan müşrikten, hakkını bizzat kendisi alabileceği halde, kendisine haksızlık yapan bir mü’minden hakkını bizzat alamayacağını, ancak hakim kararıyla alabileceğini söylemiştir.

Ali b. Zeyd b. Ced'an ise, haksızlığa uğrayan bir mü’minin, hakkını bizzat alabileceğini, haksızlık yapanın müslüman veya kâfir olmasının farketmeyeceğini söylemiştir. Taberi bu görüşü tercih etmiş ve âyet-i kerime’nin mensuh olmadığını söylemiştir.

Katade ise bu âyet-i kerime’nin, insanlar arasında cereyan eden kısaslarda geçerli olduğunu, buna mukabii zulmeden kişiye aynen zulmetmenin helal olmayacağını söylemiştir.

41 ﴿