48

Ey Rasûlüm, eğer onlar yüz çevirirlerse, biz seni onlar için koruyucu göndermedik. Sana düşen, sadece tebliğ etmektir. Biz, insana, nezdimizden bir ramet tattırdığımız zinan hemen onunla sevinip şımarır. Şâyet elleriyle yaptıkları yüzünden başlarına bir musibet gelirse şüphesiz insan çok nankördür.

Ey Rasûlüm, şâyet o müşrikler, senin getirdiğin haktan ve davet ettiğin mükemmel dinden yüz çevirir ve seni dinleyecek olurlarsa, sen onları kendi başlarına bırak. Zira biz seni, onan denetleyici olarak göndermedik ki yaptıkları amelleri sayıp hesaplayâsın. Sana düşen ancak, gönderdiğimiz şeyleri onlara tebliğ etmendir. Sen, tebliğini yapınca vazifeni ifa etmiş olursun. Biz, insanoğluna, tarafımızdan zenginlik gibi nimetleri tattırınca o, verdiğimiz zenginlik ve bolluk gibi nimetler karşısında sevinir. Şâyet insanlara işledikleri günahların cezası olarak fakirlik, kıtlık gibi bir kötülük dokunacak olursa, Allah'ın kendisine verdiği nimetleri unutur ve hayırın kendisine ulaşacağından ümidini keser. Zira insan rabbinin nimetlerine karşı pek nankördür. Halbuki mü’min, kendisine verilen nimetlere karşı rabbine şükretmeli ve başına gelen feleketlere karşı da sabretmelidir.

Süheyb b. Sinan, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)in şöyle buyurduğunu Rivâyet ediyor:

"Şaşarım mü’minin haline, onun her hali hayırdır. Bu hal, mü’minden başka hiçbir kimsede yoktur. Ona sevindirecek bir şey isabet ettiğinde şükreder. Bu da onun için hayırdır. Ona bir zarar geldiğinde ise sabreder. Bu da onun için hayırdır. Müslim, K.ez-Zühd, bab: 64, Hadis No: 2999/Ahmed b. Hanbel, Müsned,C.4S.32,33,C..6S. 16

48 ﴿