42

Seni onların içinden alıp götürsek (ruhunu alsak) bile biz, mutlaka onlara layık oldukları cezayı vereceğiz. Veya onlara vaadettiğimiz azabı (vefatından tince) sana göstereceğiz. Şüphesiz biz, onlara istediğimizi yapmaya kadiriz.

Allahü teâlâ bu âyet-i kerimelerde, bazı insanları tehdit etmektedir.. Bu insanlardan kimlerin kasdedildiği hakkında farklı görüşler zikredilmiştir.

Hasan-ı Basrî ve Katade'ye göre bu insanlardan maksat, Hazret-i Muhammedin bütün ümmetidir. Allahü teâlâ, göndermiş olduğu her peygambere hayatta iken, kavminin hak yoldan sapanlarını nasıl helak ettiğini göstermiş fakat Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)e bir lütuf olarak, hayatta iken ümmetini helak ettiğini göstermemiştir.

Peygamber efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bir hadis-i şerifinde şöyle buyurmuştur:

"Yıldızlar, göklerin güvencesidir. Yıldızlar gidince vaadedilenler göklerin başına gelecektir. Ben de ashabımın güvencesiyim. Ben gidince onlara vaadedilenler başlarına gelecektir. Müslim, K.el-Fedail es-Sahabe, bab: 207, Hadis no: 2531 / Ahmed b. Hanbel, C.4, S.399.

Süddî'ye göre ise bu âyetlerde tehdit edilen insanlardan maksat, Kureyş müşrikleridir. Allahü teâlâ, Hazret-i Muhammed (sallallahü aleyhi ve sellem)e müşriklerden intikam alacağını bildirmektedir. Allahü teâlâ, Resûlüllah hayattayken müşrikleri ona mağlup düşürmüş ve intikamını göstermiştir. Taberi bu son görüşü tercih etmiş, bunlardan önceki âyetlerin müşrikler hakkında olmasını delil göstermiştir.

42 ﴿