50Biz, Mûsa'nın duası üzerine onlardan azabı kaldırınca, hemen sözlerinden dönüverdiler. Firavun ve topluluğuna azabımız gelince onlar, Mûsa'ya başvurarak şöyle dediler: "Ey sihirbaz, rabbinin, sana iman ettiğimiz takdirde bize olan azabını kaldıracağı vaadine binaen, bizim için ona yalvar da bizden bu azabı kaldırsın. Şüphesiz ki bizler, sana tabi olacak, senin getirdiklerini doğrulayacak, Allah’ı birleyecek ve doğru yolu göreceğiz. Biz onlardan azabı kaldırınca da verdikleri sözü derhal bozdular. Sapıklıklarında ısrar ettiler. Firavun ve topluluğu, Hazret-i Mûsa'nın, Allah’a yalvararak, başlarına gelen azabı kaldırmasını isterken Mûsa'ya "Sihirbaz" diyehitab etmişlerdir. Bu, o gün için büyük bilginlere verilen bir unvan idi. Bu bir hakaret ifade etmiyordu. Bu itibarla Mûsa'dan, kendilerine gelen azabın kaldırılmasını istemelerinde samimi idiler. Yoksa onlar bu sözleriyle alay etmiş değillerdi. Çünkü o anda büyük bir sıkıntı içindeydiler. Bu husus diğer âyetlerde de şöyle ifade edilmektedir. "Üzerlerine azap inince şöyle dediler "Ey Mûsa, sana verdiği ahde binaen bizim için rabbine dua et. Eğer bu azabı bizden kaldınrsan yemin olsun ki, sana iman eder ve İsrailoğullarını seninle beraber göndeririz." "Ne zaman ki erişecekleri bir süreye kadar üzerlerinden azabı kaldırdık. Hemen yeminlerini bozdular. A'raf Sûresi, 134-135. |
﴾ 50 ﴿