49Şüphesiz biz, herşeyi bir kaderle yaratmışızdır. Bu ve bundan önceki âyet-i kerime’nin nüzul sebebi hakkında Ebû Hureyre (radıyallahü anh) diyor ki: "Kureyş müşrikleri gelip Resûlüllah ile kader hakkında tartıştılar. Bunun üzerine: "O gün onlar cehennemin ateşine yüzüstü sürüklenirler ve onlara "Tadın cehennem ateşinin dokunuşunu denir. Şüphesiz biz herşeyi bir kaderle yaratmışızdır." âyetleri nazil oldu Müslim, K.el-Kader, bab: 19, Hadis no: 2656 /Tirmizî, K.Tefsir el-Kur'an, Sûre: 54, bab: 6, Hadis no: 3290 Abdullah b. Abbas'ın şöyle dediği rivâyet edilmektedir: "Ben, Allah'ın kitabında, kaderi inkâr ettiklerinden dolayı "Yüzüstü ateşe sürüklenecek ve kendilerine "Tadın cehennem ateşinin dokunuşunu" denilecek bir kavim buluyorum. Ben şu anda onları göremiyorum. Bilmiyorum ki bunlar, bizden önce geçen insanlar arasında mı var idiler yoksa daha sonra gelecek olanlar içinden mi çıkacaklar?" Abdullah b. Abbas bu âyet-i kerime’yi izah ederken şöyle demiştir: "Allahü teâlâ bütün yaratıkları bir kaderle yaratmıştır. Onların işleyecekleri hayır ve şerri de kadere göre yaratmıştır. Hayırların en hayırlısı mes'ud olmaktır. (Cennetlik olmaktır) Şerlerin en şerlisi de bedbahtlıktır. (Cehennemlik olmaktır.) Ehl-i sünnet, kaderin varlığını ve ona iman etmenin zaruri olduğunu söylemiş ve delil olarak bu âyet-i kerime’yi ve buna benzeyen şu âyetleri ayrıca Resûlüllahtan rivâyet edilen şu sahih hadisleri delil göstermişlerdir. "O Allah ki göklerin ve yerin mülkü ancak onundur. O hiçbir çocuk edinmemiştir. Mülkünde hiçbir ortağı yoktur. O, herşeyi yaratıp belli bir nizama koymuş, geçmişini geleceğini takdir etmiştir. Furkan Sûresi, 25/2 "O, herşeyi bir ölçüye göre takdir etti. Doğru yolu gösterdi. A'la Sûresi, S7/3 Abdullah b. Ömer, Resûlüllah’ın şöyle buyurduğunu Rivâyet ediyor: Müslim, K.el-Kader, bab: 18, Hadis no: 2655 "Herşey kadere göredir. Hatta acizlik ve zindelik te." Abdullah b. Abbas diyor ki: "Bir gün ben Resûlüllah'ın arkasında bulunuyordum. Resûlüllah bana: "Ey genç ben sana birkaç kelime öğreteceğim: Sen Allah’ı koru o da seni koru Sen Allah’ı koru onu yanında bulursun. Birşey istediğinde Allah’tan iste. Yardımına çağırdığında Allah’ı çağır. îyi bil ki bütün ümmet sana bir fayda sağlamak için bir araya gelecek olsa, Allah'ın senin için yazdığının dışında hiçbir fayda sağlayamazlar.. Yine bütün ümmet sana zarar vermek için bir araya gelecek olsa Allah'ın, senin aleyhine yazdğı zarar dışında sana hiçbir zarar veremezler. Kalemler kaldırılmış, sahifeler kurulmuştur. Tirmiri, K.el-Kıyamc, bab: 59, Hadis no: 2516 / Ahmed b. Hanbcî, Müsned, C.I, S.293 Ebû Hureyre (radıyallahü anh) diyor ki: "Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Kuvvetli mü’min daha hayırlı ve Allah’a zayıf mü’minden daha sevimlidir. Hepsinde de hayır vardır. Sen, sana fayda verecek şeyleri şiddetle iste. Allah’tan yardım dile. Acizliğe düşme. Sana birşey isabet ettiğinde: "Eğer ben şöyle yapsaydım bu iş böyle olurdu." deme. Fakat: "Bu Allah'ın kaderidir. O neyi dilerse onu yapar." de. Zira "Eğer şöyle olsaydı." sözü, şeytanın vesvesesine yol açar, Muslim, K el-Kader, bab: 34 Hadis No: 2664/ İbn-i Mace, K- ez-Zühd, bab: 14 Hadis No 4168 Abdullah b. Ömer, Resûlüllah'ın şöyle buyurduğunu Rivâyet ediyor: "Kaderi inka redenler bu ümmetin mecusileridir. Hasta olduklarında onarı ziyaret etmeyin. Öldüklerinde cenazelerinde bulunmayın. Ebû Davııd, K.cs-Sünnc, bab: 14, Hadis no: 4691 Huzeyfetül Yeman da Resûlüllah'ın şöyle buyurduğunu söylüyor: "Her ümmetin mecusişi vardır. Bu ümmetin mecusileri de "Kader yoktur." diyenlerdir. Onlardan kim ölürse cenazesinde bulunmayın. Kim hasta olursa ziyaret etmeyin. Onlar, Deccal'ın taraftarlarıdır. Allah'ın, bunları Deccal'a kavuşturması haktır. Ebû Davııd, K.cs-Siinne, bata: 14, Hadis no: 4692 Ömer b. el-Hattab, Resûlüllah'ın şöyle buyurduğunu Rivâyet ediyor: "Siz, kaderi inkâr edenlerle otunıp kalkmayın ve onlara söz açmayın." Ebû Davııd, K.cs-Sünnc, bab: 14,Hadis no: 4710 Abdullah b. Ömer diyor ki: "Babam Ömer b. el-Hattab dedi ki: "Bir gün biz Resûlüllah’ın yanında iken, elbisesi çok beyaz, saçları simsiyah bir adam çıkageldi. Üzerinde yolculuk eseri yoktu. Aramızda onu tanıyan da yoktu. Gelip Resûlüllah’ın önüne oturdu. Dizlerini onun dizlerine dayadı ve ellerini de (kendi) dizlerinin üzerine koydu ve şöyle dedi: "-Ey Muhammed, söyle bana İslam nedir? -İslam, Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadı ğna ve Muhammed'in, onun peygamberi olduğuna şehadet etmen, namazı kılman, zekatı vermen, Ramazanda oruç tutman, oraya gitmeye gücün yetiyorsa Kabe'yi Hac etmendir. -Doğru söyledin." dedi. Hazret-i Ömer diyor ki: "Biz ona hayret ettik. Zira o hem soruyor hem de tasdik ediyordu. (Sorularına devamla şöyle dedi): -Söyle bana iman nedir? -İman, Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe ve hayırı ve şerri ile kadere iman etmendir. -Doğru söyledin. Müslim, K.el-iman, bab: 1, Hadis no: 8 Hazret-i Ali (radıyallahü anh) diyor ki: . "Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: "Bir kul şu dört şeye iman etmedikçe mü’min olamaz: Allah’tan başka ilâh olmadığına, ben Muhammed'in, Allah'ın peygamberi olduğuna ve beni hak olarak gönderdiğine şehadet getirerek îman etmesi, ölüme ve ölümden sonra dirilmeye iman etmesi, bir de kadere iman Tirmizi, K.el-Kader, bab: 10, Hadis no: 2145 etmesidir. |
﴾ 49 ﴿