29“Böylece kitap ehli bilsin ki, Allah'ın lütfundan bir şeye kadir olamazlar. Lütuf, şüphesiz Allah'ın kudret elindedir. Onu dilediğine verir. Allah büyük lütuf sahibidir.” Âyet-i kerime’de, kitap ehlinin, Allah'ın lütfundan herhangi bir şeye sahip olmadıkları beyan edilmektedir. Katade bu âyeti izah ederken şöyle demiştir: "Bundan önceki âyet-i kerime nazil olup, Muhammed ümmetine iki kat mükafaat verileceği beyan edilince kitap ehli, müslümanları kıskanmışlar ve kendilerinin bütün yaratıklardan üstün olduklarını zannetmeye başlamışlardır. Bunun üzerine Allahü teâlâ bu âyet-i kerime’yi indirmiş ve lütfuna kimsenin sahip olmadığını, onu kullarından dilediğine vereceğini beyan etmiştir. Âyet-i kerime’nin başında ifadesi bulunmakta cümlenin içinde de harfi yer almaktadır. Bu harf, başında veya sonunda açık olmayan bir olumsuzluk bulunan cümlelerde, pekiştirme edatı vazifesi görür ve kendi olumsuzluğunun manası yok sayılır. Bu âyet-i kerime nın olumsuzluğuna itibar edilmeksizin izah edilmektedir. Kur'an-ı Kerim'de bunun birçok benzeri vardır. Sana emrettiğimde seni secde etmekten alıkoyan neydi? A'raf Sûresi, 7/12 âyetindeki harfi bu türdendir. Yine Mucizeler onlara geldiğinde iman edeceklerini nereden biliyorsunuz?" En’am Sûresi, 6/109 Âyetindeki harfi de böyledir. Yine Helak ettiğimiz bir ülke halkının dünya'ya dönmesi imkânsızdır." Enbiya Sûresi, 21/05 âyetindeki de bu cinstendir. |
﴾ 29 ﴿