23

Rablerine bakarlar.

İkrime ve Hasan-ı Basri, bu Âyet-i kerime’yi, "Kıyamet gününde öyle yüzler vardır ki, onlar, kendilerini yaratan Allah’a bakacaklardır." şeklinde izah etmişler, Taberi ele, hadis-i şeritler zikrederek bu görüşü tercih etmiştir.

Abdullah b. Ömer, Resûlüllah’ın bu hususta şöyle buyurduğunu Rivâyet etmiştir:

"Cennetliklerin en aşağı derecesinde olan bir insan, bahçelerine, hanımlarına, hizmetçilerine ve oturacağı koltuklara bin yıllık bir mesafeden bakacaktır. (Yani bin yılda gidilebilecek kadar bir sahaya sahib olacaktır) Cenneti iki erin, Allah katında en üstünü ise her gün sabah akşam, Allah'ın yüzüne bakacaklardır." Resûlüllah sonra: "O gün öyle yüzler vardır ki pınl pml parlarlar. Rablerine bakarlar." âyetlerini okudu. Tirmizi, K. Tefsir el-Kuran, Sûre: 75, bab: 2, Hadis no: 3330

Allahü teâlânın, kıyamet gününde görüleceği hususunda sahabiler, tabiiler ve selef-i salihîn ittifak etmişler, sadece, daha sonra izah edileceği üzere Mücahid bu âyeti başka bir şekilde izah etmiştir. Allahü teâlânın görüleceği hususunda Ebû Said el-Hudri'den, Ebû Hureyre'den, Cabir b. Abdullah'tan, Ebû Mûsa el-Eş'ari'den, Buhari ve Müslim'de, Süheyb-i Rumi'den, Cabir b. Abdullah'tan Sa-hih-i Müslim'de, Hazret-i Ömer'in oğlu Abdullah'tan, Tirmizi ve Ahmed b. Hanbel'in müsnedinde hadisler Rivâyet edilmiş ve kıyamette Allahü teâlânın görüleceği, mütevatir hadislerle sabit olmuştur.

Ebû Hureyre (radıyallahü anh) diyor ki:

"Bir kısım insanlar: "Ey Allah'ın Resulü, biz kıyamet gününde rabbimizi görecek miyiz?" dediler. Resûlüllah da "Siz, ayın on dördünde ve altında bulutların bulunmadığı bir anda ayın görülmesini tartışır mısınız?" buyurdu. Onlar, "Hayır, Ey Allah'ın Resulü," dediler. Resûlüllah: "Altında bulutların bulunmadığı bir anda güneşin görülmesi hususunu tartışır mısınız?" buyurdu. "Hayır" dediler. Resûlüllah: "İşte siz, rabbinizi böylece göreceksiniz." Buyurdu. Buhari, K. el-Ezan, bab: 129, K. er-Rikak, bab: 52/ Müslim, K.el-İman ,bab: 299, Hadis no: 182

Ebû Said el-Hudri diyor ki:

"Resululkıh sağ iken bir kısım insanlar ona: "Ey Allah'ın Resulü, biz kıyamet gününde rabbimizi görecek miyiz?" dediler. Resûlüllah: "Evet (göreceksiniz) Siz öğle vaktinde, gökte bulutların olmadığı aydınlık bir anda, güneşin görülmesinde sıkıntı çeker, birbirinizle tartışır mısınız?" buyurdu. Onlar: "Hayır." dediler. Resûlüllah: "Sizler, ayın on dördünde, gökte bulutların bulunmadığı aydınlık bir anda ayı gönnekte sıkıntı çeker, birbirinizle tartışır mısınız?" buyurdu. Onlar: "Hayır." dediler. Resûlüllah: "Sizler kıyamet günüde, Aziz ve Celil olan Allah’ı görmekte ancak bu haldeki güneş ve ayı görmekteki sıkıntı ve tartışmanız kadar bir sıkıntı çekecek ve tartışmada bulunacaksınız." buyurdu. Buhari, K. Tefsir el-Kur'an, Sûre: 4, bab: 8 / Müslim, K. el-İmam, bab: 302,1 Hadis no: 183

Cerir b. Abdullah diyor ki:

"Biz Resûlüllah'ın yanında oturuyorduk. O ayın ondördünde aya baktı ve şöyle buyurdu: "Şüphesiz ki sizler, bu ayı gördüğünüz gibi rabbinizi göreceksiniz ve onu gönnekte, kalabalıktan dolayı sıkıntı çekmeyeceksiniz." Buhari, K. et-Tevhid, bab: 24 / Müslim, K.el-Mesacid, bab: 211, Hadis no: 633

Ebû Mûsa el-Eş'ari (radıyallahü anh) Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)in şöyle buyurduğunu Rivâyet etmiştir:

"İki cennet gümüştendir. Kapları ve içlerinde bulunan herşeyleriyle. İki cennet de altındandır. Kapları ve içlerinde bulunan herşeyleriyle. İnsanların, Altın cennetlerinde rablerine bakmaları ile kendileri urasmda, sadece rablerinin yüzündeki azamet perdesi bulunacaktır." Buhari. K. et-Tevhid. bab: 24/ Müslim, K.el-İmam, bab: 296, Hadis no: 180

Süheyb-i Rumi, Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)in şöyle buyurduğunu Rivâyet ediyor:

"Cennetlikler cennete girdikleri zaman, Allah tebareke ve teala onlara "Bir şey istiyor musunuz onu size fazladan vereyim?" der. Onlar da: "Sen bizim yüzümüzü ak etmedin mi? Bizi cennete koyup cehennem ateşinden kurtarmadın mı?" derler. Allah perdeyi kaldırır, cennetliklere, aziz ve celil olan rablerine bakmaktan daha sevimli bir şey verilmemiş olur." Müslim, K.el-İmam, bab: 297, Hadis no: 181

Cabir b. Abdullah diyor ki:

"Kıyamet gününde insanlar, putlarıyla ve tapmış oldukları şeylerle çağırılırlar. Bunlar sırayla çağırılırlar. Sonra bize rabbimiz gelir ve buyurur ki: "Kimi bekliyorsunuz?" Derler ki: "Rabbimizi bekliyoruz." Allah: "Rabbiniz benim" der. Onlarda "Seni görelim." derler. Allah onlara gülerek görünür." Müslim, K.el-iman, bab: 316, Hadis no: 191

Mücahid'den nakledilen diğer bir görüşe göre bu âyet-i celile şu şekilde izah edilmiştir: "O gün yüzler pınl pınl parlamaktadır ve rablerinden sevap verilmesini beklemektedirler." Ebû Salih de bu âyeti bu şekilde izah etmiştir.

Taberi

birinci görüşün daha doğru olduğunu söylemiş ve sahih hadislerin buna delil olduğunu bildirmiştir.

23 ﴿