35Onlar cennette ne boş bir söz ne de bir yalan işitirler. Şüphesiz takva sahipleri için, cehennem ateşinden kurtulup cennete erişme ve arzuladıklarını elde etme mükafaatı vardır. O arzuladıkları şeyler, bahçeler, bağlar, aynı yaşta memeleri tomurcuklanmış kızlar, içleri dolu dolu kadehler vardır. Onlar cennette ne batıl bir söz işitecekler ne de yalan. Abdullah b. Abbas, "Kurtuluş" diye tercüme edilen "Mefazen" kelimesini, "Gezimi yeri, mesire" şeklinde izah etmiştir. "Dolu, dolu" diye tercüme edilen "Dihakan" kelimesi, Abdullah b. Abbas, Ebû Hureyre, Hasan-ı Basni Mücahid ve Katade tarafından bu şekilde izah edilmiş İkrime ise bundan maksadın "Arınmış" demek olduğunu söylemiştir. Buna göre âyetin manası: "Takva sahiplerine arınmış, katıksız içeceklerle dolu kaseler sunulacaktır." demektir. Said b. Cübeyr, Mücahid ve İbn-i Abbas'tan nakledilen diğer bir görüşe göre "Dihakan" kelimesinden maksat, "ard arda dökülen"demektir. Buna göre de âyetin manası şöyledir: Takva sahiplerine, arka arkaya akan kaseler vardır" |
﴾ 35 ﴿