22Rabbin ve saf saf olan melekler karşına geldiği zaman. Abdullah b. Abbas bu âyet-i kerime’yi izah ederken şunlan söylemiştir: Kıyamet günü olduğu zaman yeryüzü bir derinin gerildiği gibi gerilecek ve onun genişliği artırılacaktır. Yaratıklar, cinler ve insanlarıyla tek bir alanda toplanacaklardır. İşte o gün geldiği zaman bu dünya seması yeryüzüne yıkılıp onda bulunan varlıklar açıkta kalacak ve yeryüzüne ineceklerdir. Şüphesiz ki sadece dünya semasının sakinleri, yeryüzünün cin ve insanlarının iki katıdır. Dünya semasının sakinleri yeryüzüne dağılınca yeryüzünün sakinleri onlardan korkacaklar ve "Rabbimiz sizin içinizde var mı?" diye soracaklardır. Dünya semasının sakinleri onların sözlerinden korkacaklar ve "Biz rabbimizi tesbih ederiz. O bizm içimizde yoktur. O gelmektedir." diyeceklerdir. Sonra ikinci gök yıkılacak ve bu göğün sakinleri, dünya semasının sakinlerinden ve cin ve insanlarıyla bütün yeryüzü sakinlerinden daha fazladır ve onların iki katı kadardır. Onlar da yeryüzüne dağılınca yeryüzü halkı onlardan korkacaklar ve "Rabbimiz sizin içinizde mi?" diyecekler. Onlar da bu sorudan korkacaklar ve "Biz rabbimizi tesbih ederiz. O bizim içimizde yoktur. O gelmektedir." diyeceklerdir. Sonra gökler birer birer yıkılacaklardır. Yıkılan her göğün sakini, kendisinden altta bulunan bütün göklerin ve yeryüzü sakinlerinin bir katı daha fazla olacaklardır. Bunlar yeryüzüne dağılınca yeryüzü sakinleri onlardan korkacaklar ve onlara yukarıda zikredilen sorulan soracaklar onlar da yine yukarıda zikredilen cevapları vereceklerdir. Nihâyet yedinci gök yıkılacak. Yedinci göğün sakinleri altı gök sakinlerinden ve yeryüzünde bulunanların tamamından bir kat fazla olacaktır. İşte burada Allah gelecek ve bütün varlıklar saf saf çökmüş halde bulunacaklardır. Orada bir çağırıcı şöyle seslenecektir: "Sizler bugün kimlerin ikramı hak ettiklerini göreceksiniz. Her hallerinde Allah’a hamd edenler ayağa kalksınlar." Bunun üzerine onlar ayağa kalkacaklar ve serbestçe cennete bırakılacaklardır. Sonra o çağına tekrar şöyle seslenecektir: "Sizler bugün kimlerin ikramı hak ettiklerini göreceksiniz." Nerede (çok ibadet etmekten dolayı) vücutları yataklardan uzak kalanlar? Rablerine korku ve ümitle dua edenler ve kendilerine ver diğimiz rızıklardan infak edenler?' Secde Sûresi, 32/16 Bunlar da serbestçe cennete bırakılacaklardır. O çağına üçüncü defa şöyle seslenecektir: "Sizler bugün kimlerin ikramı hak ettiklerini göreceksiniz. Nerede o erler ki onları ne bir ticaret ne bir alış veriş Allah’ı anmaktan, namazı dosdoğru kılmaktan ve zekatı vermekten alıkoyardı? Onlar, kalblerin ve gözlerin ters döneceği günden korkarlardı." Nur Sûresi, 24/37 Bunlar da serbestçe cennete bırakılacaklardır. Diz çökmüş olan varlıklardan bu üç sınıf çıkarıldıktan sonra cehennemi ateşinin içinden bir boyun çıkacak ve o varlıklara üstten bakacaktır. Onun, gören iki gözü ve fasihçe konuşan bir dili vardır. O boyun varlıklara şöyle diyecektir: "Ben sizin içinizden üç sınıf için görevlendirildim. Bunlar şunlardır: Her inatçı zorba." Bu boyun, her inatçı zorbayı safların içinden kuşun, susam tanesini topladığı gibi toplayacak ve onları götürüp cehenneme hapsedecektir. O boyun cehenmem ateşinin içinden çıkacak ve "Ben, içinizden, Allah’a ve Resulüne eziyet edenler için vazifeleridirildim." diyecek ve onları da safların içinden kuşun susam tanelerini topladığı gibi toplayacak ve götürüp cehenneme hapsedecektir. Yine o boyun üçüncü defa çkacak ve "Ben, suret yapanlar için görevlendirildim." diyecek, onları da safların arasından, kuşun susam tanesini topladığı gibi toplayıp götürecek ve cehenneme hapsedecektir. Orada, dizüstü çökmüş olan yaratıkların arasından üç sınıf çıkarıldıktan sonra amel defterleri açılacak, terazi kurulacak ve yaratıklar hesap vermeye çağırılacaklardır. .Ebû Hureyre (radıyallahü anh)'den Resûlüllah’ın şöyle buyurduğu Rivâyet edilmiştir: "Siz kıyamet gününde yetmiş yıl bir yerde toplanıp durdurulacaksınız. Size bakılmayacak ve aranızda hüküm verilmeyecektir. Sizler orada kuşatılmış olacaksınız. Gözyaşlarınız kuruyuncaya kadar ağlayacaksınız. Sonra gözünüzden yaş yerine kan dökülecektir. Öyle ki bu kanlar sizin kulaklarınıza veya ağzınıza kadar ulaşacaktır. Siz orada bağırıp çağıracaksınız. Sonra da "Aramızda hüküm vermesi için rabbimiz katında bize kim şefaatçi olacak?" diyeceksiniz. Size: "Buna atanız Âdem'den daha layık kim olabilir? Allah onun toprağını kendisi seçti, onu kendi eliyle yarattı, ona ruhundan üfledi ve onunla karşı karşıya konuştu." denilecektir. Âdem (aleyhisselam)a varılacaktır. Ondan şefaatçi olması istenecek o kabul etmeyecektir. Sonra bütün peygamberlere baş vurulacak fakat onlar şefaatçi olmayı kabul etmeyeceklerdir. Resûlüllah buyurdu ki: "Nihâyet bana gelecekler. Bana geldiklerinde ben, Fahs'a gideceğim." Ebû Hureyre: "Ey Allah’ın Resulü Fahs nedir?" diye sordu. Resûlüllah "O, arşın önüdür. Ben orada secdeye kapanacağım. Secdede devam edeceğim. Allah bana bir melek gönderecek o melek benim pazumdan (kolumdan) tutup yukarı kaldıracak. Allah bana, çok iyi bildiği halde "Sen Muhammed misin?" diyecek ben de: "Evet"diyeceğim. Allah bana: "Ne istiyorsun?" diyecek. Ben de "Ey rabbim, sen bana, şefaatçi olacağımı vaadetmiştin. Sen, yaratıkların hakkında benim şefaatimi kabul et ve onların arasında hüküm ver." diyeceğim. O da: "Senin şefaatini kabul ettim. Geliyorum, aranızda hüküm vereceğim." diyecek." Resûlüllah sözlerine devamla buyurdu ki: "Ben oradan ayrılıp gideceğim ve insanlarla birlikte duracağım. Biz ayakta dururken gökten şiddetli bir ses işiteceğiz. Bu ses beni korkutacak. Bunun üzerine dünya seması sakinleri yeryüzüne inecekler. Onlar yeryüzünde bulunan cin ve insanların iki katı kadardırlar. Bunlar yeryüzüne yaklaşınca nurlarından yeryüzü aydınlanacak. Onlar, saflardaki yerlerini soracaklar. Bizonlara: "Rabbimiz sizin içinizde mi?" diye soracağız. Onlar: "Hayır hayır." diyecekler. Sonra ikinci gök sakinleri inecekler. Bunlar da daha önce inen meleklerin ve yeryüzündeki cin ve insanların iki katı kadar olacaklardır. Bunlar yeryüzüne yaklaşınca nurlarından yeryüzü aydınlanacak onlar sallardaki yerlerini alacaklar. Biz onlara: "Rabbimiz sizin içinizde mi?" diye soracağız. Onlar: "Hayır geliyor." diyeceklerdir. Sonra bütün göklerin sakinleri, her biri daha öncekilerin iki katı olarak yeryüzüne inecekler. Nihâyet Cebbar olan Allah, bulutların gölgesinin içinde meleklerle birlikte aşağıya inecektir. Meleklerin, Allah’ı tesbih eden âvâzeleri işitilecektir. Onlar şöyle derler: "Mülk ve saltanat sahibi olan Allah’ı, tesbih ederiz. Arş ve azamet sahibi olan Allah'ı tesbih ederiz. Ölmeyip devamlı diri kalan Allah’ı tesbih ederiz. Bütün yaratıkları öldürüp kendisi ölmeyen Allah’ı tesbih ederiz. O münezzehtir, arınmıştır. Meleklerin ve ruhun rabbidir. O, arınmış olandır. En yüce olan rabbimizi tesbih ederiz. Biz onu ilelebed tesbih ederiz." O gün Allah'ın arşını sekiz melek taşıyacaktır. Bugün ise onlar dört tanedir. Onların ayaklan yerin en alt katının sınırındadır Gökler onların bellerine ulaşmaktadır. Arş da onların omuzlan üzerindedir. Allah, arşını yeryüzünde dilediği yere koyacak sonra her yaratığın işitebileceği şekilde seslenecek ve "Ey cin ve insanlar topluluğu, ben sizi yarattığım andan bugüne kadar susmuştum. Söylediklerinizi dinliyor, yaptıklarınızı görüyordum. Şimdi beni dinleyin. Şimdi size amel defterleriniz ve amelleriniz okunacaktır. O defterlerde hayır bulan, Allah’a hamdetsin. Hayınn dışında başka bir şey bulan ise kendisinden başkasını kınamasın." Sonra Allah, cehenneme emredecek. O cehennemden, yukarı doğru yükselen karanlık bir boyun çıkacak. Allah insanlara: "Ey Âdemoğulları ben size, şeytana tapmayın, o sizin için apaçık bir düşmandır. Bana kulluk edin işte doğru yol budur." diye emretmemiş miydim?" "Şüphesiz ki şeytan sizden bir Çok nesilleri doğru yoldan saptırmıştı. Hiç düşünmüyor muydunuz?" "İşte vaadolunduğunuz cehennem." Yasin Sûresi, 36/60-63 buyuracak. İnsanlar birbirlerinden aynlacaklar ve dizüstü çökeceklerdir. İşte Allahü teâlâ bunlar hakkında: "Sen (o günün şiddetinden) bütün ümmetlerin dizüstü çöktüklerini görürsün. O gün her ümmet amel defterinin başına çağınlacak ve onlara şöyle denecektir.. "Bugün dünyada yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz." Casiye Sûresi, 45/45 buyurmuştur. İşte Allah orada, yarattığı cinler, insanlar ve hayvanlar arasında kesin hükmünü verecektir. O günde boynuzsuzun hakkı boynuzludan alınacaktır. Hiçbir hayvanın diğerinde herhangi bir hakkı kalmayınca Allah onlara "Toprak olun" diyecektir. İşte o zaman, kâfir olan bir insan "Keşke ben de toprak olsaydım." Nebe Sûresi, 78/40 diyecektir. Daha sonra da Allah, cin ve insanları yargılayıp aralarında kesin hükmünü verecektir. |
﴾ 22 ﴿