7Onlar, başkasına en ufak yardımı esirgerler. Onlar, insanların, kendilerinde bulunan herhnagi bir şeyden faydalanmalarına engel olurlar. Âyette zikredilen ve "En ufak yardım" şeklinde tercüme edilen "Mâûn" kelimesinden neyin kasdedildiği hakkında müfessirler çeşitli izahlarda bulunmuşlardır: Hazret-i Ali, Abdullah b. Ömer, Said b. Cübeyr, Katade, Hasan-ı Basri, Muhammed b. el-Hanefiyye, Dehhak ve İbn-i Zeyd, burada zikredilen "Mâûn" kelimesinden maksadın, Allah'ın farz kıldığı zekat olduğunu söylemişlerdir. Abdullah b. Mes'ud, Said b. Iyad, İbrahim en-Nehai, Said b. Cübeyr, Ebû Malik ve Abdullah b. Abbas'tan nakledilen diğer bir görüşe göre "Mâûn" kelimesinden maksat, komşulukta bulunma ve emanet olarak eşya vermektir. Abdullah b Mes'ud bunların, balta, keser, kova gibi şeyler olduklarını söylemiştir. Muhammed b. Ka'b el-Kurezi ise "Mâûn"un iyilikte bulunmak olduğunu söylemiş Said b. el-Müseyyeb ve Zühri ise Mâûn'un, mal demek olduğunu söylemişlerdir. Taberi, Mâûn'un, insanların faydalanacağı herşey şeklinde izah edilmesinin, âyetin genel ifadesine daha uygun düştüğünü söylemiş böylece Mâûn'a engel olanların komşuluğa engel olanları da Allah'ın, mallarında farz khdiği zekatı vermeyenleri de kapsayacağını söylemiştir. |
﴾ 7 ﴿