27

Ey o bütün îman edenler! kendi odalarınızın gayrı odalara sahiblerine istinas edip selâm vermeden girmeyiniz, bu sizin için hayırlıdır, gerek ki, düşünürsünüz

Resûlullaha Ensardan bir kadın gelib «ya Resûlellah ben evimden bir halde bulunurum ki, o halde hiç kimsenin beni görmesini istemem. Fakat ehlimden bir adamın üzerime gelib giriverdiği eksik olmaz» demişti işbu (.......) âyeti nâzil oldu.

(.......) kendi büyûtunuzun gayri büyûte - evlerinizin gayri evlere, odalarınızın gayri odalara (.......) sahiblerine istiynas edib selâm vermedikçe girmeyiniz - âharin milkine izinsiz girmek gasb kabîlinden bir teaddi olacağından hukukan ve kazâen haram olduğu gibi kendi milki olan, dinen hakkı duhulü bulunan hane dahilinde dahi olsa gerek kendinden başkasına mahsus olan odalara habersiz ve selâmsız girivermek de edeben ve diyaneten menhidir. Burada istiynasi istiyzan diye tefsir edenler olduğu gibi istikşafı hal ile isti'lâm, ya'ni istiyzandan evvel halin girmeğe müsaid olup olmadığını bilmeğe çalışmak veya insan bulunup bulunmadığını öğrenmek istemek ma'nalarıyle tefsir edenler de olmuştur. Zâhir olan burada istiynas iyhaş mukabili olmasıdır ki, baskın eder gibi birdenbire vahşîcesine girivermeyib insaniyete lâyık ve hale muvafık bir ünsiyyet ibraz etmek demek olur.

Ebû Eyyubdan merviydir ki, ya Resulullah! İstiynas nedir dedik, buyurdu ki, öksürerek tesbih ve tekbir ile ehli beyti haberdar etmektir. Teslim de esselâmüaleyküm demektir. Şu halde istiynas sarahaten istiyzan ile munisane ıhbar ve ihsastan eamm olur. İstiyzan denilmeyip istinas buyurulması da bundan dolayı olmak gerektir. Binaenaleyh milki olmıyan ve hiç bir vechile hakkı duhulü bulunmıyan hanelere girmek için her halde istiyzan şarttır. Yoksa bir taarruz ve tecavüz olur. Ve hane sahibinin ona karşı her türlü müdafaaya hakkı bulunur. Hakkı duhulü bulunmakla beraber başkasının sâkin bulunduğu odaya girmekte ise mutlak istiynas, şart ve fakat bu istinasin istiyzan suretinde olması sünnet veya edeb olmakla beraber farz denilemez. Binaenaleyh bir hâkim tarafından bir mücrim veya müttehemın meskenine girmek ıktiza ettiği zaman da istiyzân denilemezse de ırza bir tecavüz vazıyyetine düşülmemek için istiynas edilmelidir.

Hâsılı meskenler tearruzdan ve edebsizlikten masun tutulmalıdır. Hiç kimsenin meskeninde emniyyet ve huzuru ıhlâl edilmemeli ve onlara edeb ve erkâniyle girmelidir ki, bu da istinas ve selâm iledir. İstiyzanın keyfiyyeti hakkında rivayet olunur ki, birisi Resulullaha istiyzan edip (.......) vülûve edeyim mi?

Ya'ni sokulayım mı demişti, aleyhısselâtüvesselâm da Revza namında bir kadına «kalk şuna öğret istiyzanı güzel yapmıyor, söyle (.......) ya'ni gireyim mi desin» buyurmuş, adam da bunu işitmiş ve söylemiş, bunun üzerine «gir! »buyurulmuş, Resulullahdan bir takım şeyler süâl etmiş, cevab almış, nihayet «ılimde senin bilmediğin var mı?» demiş, aleyhisselâtüvesselâm da» Allahü teâlâ bana bir hayri kesîr ıhsan etti, maamafih hiç şübhe yok ılimde öylesi vardır ki, Allahdan başkası bilmez» buyurmuş ve (.......) âyetinin âhirine kadar tilâvet eylemiştir.

Cahiliyye ahalisi birinin evine vardıklarında harem saygısı gözetmedikleri gibi Dünya ve Âhıret selâmetine şâmil olan selâm duâsını bilmezler de «sabahınız hayat olsun» veya «hayr olsun», «akşamınız hayat olsun» gibi mahdud bir surette tahıyye ile sağlık verirlerdi, Gerçi bu da fena bir şey değildir. Fakat böyle tahıyyeler yalnız ve himmet ve temenniyatı içtimaıyyesi bir günden ileri gitmek istemeyen kasır bir medeniyyetin şıarı olduğunda da şübhe yoktur. Allahü teâlâ, istinası şart kıldığı gibi mü'minlere nâ mahdud bir selâmet hissi va'd-ü telkın eden selâmı ta'lim ile lâfzı veciz, ma'nâsı vâsi' ve herkes için gayei matlab olacak en güzel bir şıarı ictimaî teşrı' buyurmuştur. Binaenaleyh bunu dirîğ ederek diğer tahıyyelerle iktifa etmek bir cahiliyyet eseri olacağı cihetle mekruhtur.

Bir de istiyzan kaça kadar olmalıdır. Resulullahdan rivayet olunduğuna göre istiyzan üçtür.

Birincisinde kulak verirler, ikincisinde hazırlanır.

Üçüncüsünde izin verirler veya reddederler. Bu üç istiyzan biribiri ardı sıra velyettirilmeyip aralarında biraz fâsıla ile yapılmalı ve üçüncüsünde cevab verilmezse dönmelidir. Şiddetle kapı çalmak, hane sahibine bağırmak ise haramdır. Zira iyzâ ve iyhaşı tezammun eder, yürek oynatır. Bu babda nâzil olan (.......) âyeti, zecri kâfidir. Hem de istiyzan ederken yüzünü kapıya karşı tutup durmamalı, sağa ve yâhud sola teveccüh etmelidir. Resulullah böyle yapardı.

Ve bir kerre Ebû Saidi Hudrî radıyallahü anh kapıya müteveccihen istiyzan etmişti, aleyhissalâtü ves-selâm (.......) kapıyı istıkbal ederek istiyzan etme» buyurdu (.......) bu - istisna ile selâm vermeden girmemek (.......) sizin için hayırdır. - Bir tühmete düşmekten sâlim kılar, emniyyet ve âsayişi takviye, ıffet-ü nezaheti tezyid eder. (.......) Gerektir ki, tezekkür edersiniz - düşünür, anlar, unutmazsınız. Rivayet olunur ki, Nebiyyi ekrem sallallahu aleyhi vesellem Hazretlerine bir adam «anama da istizan edecekmiyim» dedi «evet» buyurdu, «onun benden başka hizmet edeni yok her girişimde istizanmı edeyim» dedi, aleyhisselâtü vesselâm «ananı uryan görmek arzu edermisin» buyurdu «hayır» dedi «öyle ise istiyzan et» buyurdu.

27 ﴿