51

Onlardan dilediğini giri bırakırsın, dilediğini yanına alırsın, azleylediğinden de arzu ettiğinde sana günah yoktur, Onların gözleri aydınlanıb mahzun kalmamalarına ve kendilerine verdiğinle hepsinin hoşnud olmalarına en elverişli olan budur, Allah kalblerinizdekini bilir, Allah hem alîm hem halîm bulunuyor

(.......) onlardan dilediğini irca edersin - geriye bırakırsın dilediğini de yanına alırsın - müteaddid zevcesi olanlara sıra ile bir nevbet ta'kıb etmek vâcibdir. Buna (.......) denilir. Fakat Peygamberin havasından olmak üzere ona kasim, vâcib kılınmayıp meşiyyetini bırakılıyor (.......) azlettiğinden, ya'ni bıraktığın yâhud boşadığından arzu ettiğine rucu' eylediğin surette de (.......) üstüne bir günah yoktur. (.......) bu - huküm, ya'ni tertib üzere nevbetle kasm sana vâcib kılınmayıp böyle senin arzu ve meşiyyetine bırakılması (.......) onların gözlerinin aydın olmasına (.......) ve gözleri aydın olup da mahzun olmamalarına (.......) ve senin kendilerine verdiğin ile, yaptığın muamele ve ihsan hoşnud olmalarına daha elverişlidir - çünkü o, bir kerre hepsinin müsâvi oldukları bir hukümdür, sonra sen beyinlerini müsavi tutar kasm yaparsan onu senin bir ihsanın bilerek sevineceklerdir. Ve eğer ba'zısını tercih edecek olursan onu da Allah’ın bir hukmiyle yaptığını bilecekler yine gönülleri hoş olacaktır. Bundan anlaşılır ki, zevceleri sevindirmek, gönüllerini hoş etmek de şer'ın gözettiği makasıddandır. (.......) kalblerinizdekini de Allah bilir - hatırlarınızdan neler geçiyor, gönüller neler istiyor, ne duyguda, ne niyyette bulunuyor hepsini bilir. Onun için kalblerinizi de güzel tutmağa çalışın! (.......) ALÎM, mübalega ile âlim, çok pek çok bilir, onun için gizli açık neyiniz varsa bilir. Fakat halîmdir, ukubette acele edivermez, imhal eder de ihmal etmez, o halde te'hırine de mağrur olmamalı ve çok titizlik etmemelidir.

51 ﴿