15

Onun için sen durma da'vet et ve emrolunduğun gibi doğru git, onların hevalarına tâbi' olma ve de ki, ben Allah’ın indirdiği her kitaba îman getirdim ve emrolundum ki, aranızda adalet yapayım, Allah bizim rabbımız sizin de rabbınız, bize amellerimiz, size de amelleriniz, sizinle aramızda huccet yok, Allah hepimizi bir araya getirecek ve hep ona gidilecektir

(.......) şimdi onun için - ya'ni emr ü şeriat öyle ikamei din, hal de böyle bagy-ü tefrika şekk ü ıztırab içinde olduğundan dolayı ya Muhammed! (.......) sen hemen da'vet et - o doğru dine tevhid ve islâm dinine çağır (.......) ve emrolunduğun gibi doğruluk et, doğru git (.......) de onların - ya'ni gerek Müşriklerden ve gerek Ehli kitabdan da'vet eylediğin halkın hevalarına uyma - onların muhtelif, hakka muhâlif bâtıl arzularına tâbi' olma, çünkü dînin eğilmesi tefrikanın sebebi hep hevaya tâbi' olmaktır. Onlara uyma (.......) ve de ki, ben (.......) Allah’ın indirdiği her kitaba îman getirdim - ba'zısına inanıb da ba'zısına inanmamazlık etmem ve şekk üzere değilim (.......) ve emrolundum ki, aranızda adalet yapayım - Allah’ın ahkâm ve şeriatini adâlet ile tebliğ ve icra eyliyeyim. O zulüm menbaı olan, şunun bunun hevasıyle yapılan şirk-ü bagy hukümlerini atıp, Hak hukmiyle Allah için herkes arasında adâlet edeyim. Bundan anlaşılır ki, dini doğrultmanın en mühim tezahüratından birisi zulüm hukümlerini kaldırıp adâlet yapmaktır. Bu da Allah’ı bir bilip dînine doğru sarılmakla olur. (.......) Allah bizim de rabbımız sizin de rabbınız - hepimizin hâlikımız, hâkimimiz, mevlâmız (.......) bizim amellerimiz bizim - iyiliğinden

kötülüğünden siz mes'ul olmazsınız, karşılığında sevabı veya ıkabı bize aiddir. (.......) Sizin amellerinizde sizin - onun da mes'uliyyeti sizin, kâr ve zararı, cezası size aiddir. (.......) sizinle bizim aramızda huccet yok - husumet ve ihticaca mahal yok. Ey Ehli kitab! çünkü bu beyan ve isbat ile hak, zâhir olmuş, başkaca münakaşaya hâcet kalmamıştır. (.......) Allah aramızı cem'edecek - yevmül' cemı olan Kıyamet (.......) günü hepimizi bir araya toplanıp hukmünü verecek (.......) ve hep ona gidilecektir. - Her neye tapılır, her ne emele hizmet edilirse edilsin, nihayet herkesin varıp hisab vereceği merci' yalnız Allahdır (.......) mazmununu tavzıh için buyuruluyor ki,

15 ﴿