18Onu inanmayan iymansızlar acele isterler, îman edenler ise hak olduğunu bilirler de ondan korkar sakınırlar, iyi bil ki, o saat hakkında mücadele edenler her halde uzak bir dalal içindedirler (.......) ona îmanı olmıyanlar onu isti'cal ederler. - Çabuk oluversin diye iviyorlar. Ki, bu ivmek hâlen ve kalen olmak üzere iki vechiledir. Birisi, olacağına inanmadıkları için doğru ise hani ne vakıt o va'd (.......) diye eğlenmek suretiyle kavlen isti'cal ederler. Bir de iymanları olmadığı için küfürle haksızlıkla muvazenenin bozulmasına, nizamı âlemin ıhlâline sebeb olmak suretiyle fi'len isti'cal ederler. (.......) îman edenler ise ondan hazer üzere bulunurlar - mîzanlarının hafif gelmesinden korkarlar da salâh ve hasenatlarını artırmak, ziyade sevaba nâil olmak için korunurlar. (.......) Ve bilirler ki, o haktır, muhakkak olacaktır. (.......) iyi bil ki, o saat hakkında şübhe uyandırmağa kalkışanlar (.......) her halde uzak bir dalâl içindedirler. - Haktan çok uzağa sapmışlardır. Âlemin fanîliği delâiline nazaran saatin vukuu hemen hemen mahsûs denecek kadar kuvvetli iken onun cevazına yol bulamıyan ondan ötesine hiç bulamaz. |
﴾ 18 ﴿