37

Ve onlar ki, günahın büyüklerine ve açık çirkinliklere uzak bulunurlar ve her gadablandıkları vakıt da onlar kusur örterler

(.......) ve onlar ki, günahın kebairine ve fevahişe uzak dururlar. -

KEBÂİR, üzerine vaîd terettüb eden veya haddi icab eden yâhud sarahaten nehiy bulunmuş olan günahlar,

FEVÂHİŞ de onların içinde bilhassa çirkinliği açık ve aşırı olan günahlar, fuhşiyyat (.......) ne zaman da gazablanırlarsa onlar mağrifet ederler. - Suçu onlar örterler, kusur afvederler. Burada (.......) zamiri kasr ifâde eder. Bu kasrın da vechi şudur: gadab hâlinde kusur ve günah afvedebilmek gayet nadir vakı' olan yüksek bir ahlâktır. Bu sebeble şöyle denilmiş oluyor ki, işte bu gadab hâlinde kusur örtmek gayzı yutmak gibi büyük haslet ancak onlara yakışır, ve onlar ona lâyıktırlar (.......) medîhasına müstehıktirler.

37 ﴿