24Hem dediler ki, o hayat sırf bizim Dünya hayatımızdan ıbarettir ölürüz ve yaşarız ve bizi ancak dehir helâk eder, halbuki buna dâir bir ılimleri yoktur, onlar sâde zannederler (.......) ve dediler - ya'ni ılme karşı hevalarını ilâh ittihaz edenler sapgınlıklarından dediler ki, (.......) Dünya hayatımızdan başka hayat yoktur - hayat denilen ondan ıbarettir (.......) ölürüz ve yaşarız - öleceğimizi bilmekle beraber Dünya hayatı yaşarız, ondan ötesi yoktur (.......) bizi başka değil, ancak dehir helâk eder. - DEHİR, aslında âlemin müddeti bekası demekti. (.......) fılinden masdar da olur. Râgıb der ki, dehir, âlemin vücudunun başlangıcından nihayetine kadar olan müddetin ismidir (.......) Sonra çok bir müddete dahi ıtlak edilir, zaman az bir müddete de ıtlak edilmek i'tibariyle bundan farklıdır. Filânın dehri onun müddeti hayatı demek olur. Bir de dehir masdar olur (.......) denilir, filâna bir felâket bir sarış sardı demektir (.......) Şu halde dehir ya masdar ya ism olur. Masdar olduğuna göre kahr-u galebe ve istîlâ ma'nâsına gelir, ismolduğu vakıtda asıl ma'nâsı zamânı kül, ya'ni bütün âlemin baştan nihâyete kadar cereyanı müddetidir ki, bu bilhassa (.......) ile (.......) dir. Bundan mâadâ bir de uzun bir zaman müddeti kesîre ma'nâsına gelir ki, lâmsız nekire olarak (.......) denildiği zaman bu ma'nâ daha mütebâdirdir. İmamı a'zam Ebû hanîfe Hazretleri nekire olan bu dehrin ma'nâsında, ya'ni ne kadar bir zamana ıtlak edildiğinde tevakkuf etmiştir. Zaman kelimesi ise dehrin az veya çok bütün eczasında da kullanıldığı cihetle eam ve küllî olmuş oluyor. Zaman, mazı, hal ve istıkbal kısımlarına ayrılır. (.......) ise âlemin baştan ahire kadar bir imtidadının ifâdesi demek olduğundan zaman, dehrin makamatından olarak mülâhaza olunur. Burada (.......) üç ma'nâ dan her birine hamlolunabilir ise de en ziyâde müruri zeman, tuli zeman diye tefsir edilmiştir. Çünkü mevzuı bahsolan ihlâk, âlemin nihayeti olan ihlâkı küllî değil ihlâkı ba'zdır. |
﴾ 24 ﴿