30Dilesek biz onları sana gösteriverirdik de kendilerini bütün sîmâlarıyle tanırdın ve her halde sen onları lakırdılarının edasından tanırsın, Allah ise bütün yaptıklarınızı bilir (.......) dilesek onları sana gösterirdik de - Kâdî Beyzavî gibi ba'zıları burada iraeyi kalbî ve ılmî gösteriş, ya'ni ta'rif etmek tanıtmak ma'nâsına tefsir etmişlerse de zâhir olan gözle gösteriştir, ma'rifetin onun üzerine tertibi daha kuvvetli görünür, şöyle ki, (.......) gösterirdik de kendilerini sîmâları ile, şahıslarını ta'yin ettiren alâmeti farıkaları ile tanırdın (.......) maamafih sen onları sözlerinin lahninde de tanırsın -sözün lahni, söyleniş tarzı, edası: üslubu yâhud eğimi, kırımı, netekim i'rabda veya tecvidde hataya da lahin denilir: meselâ nusrat zamanı (.......) demeleri, biraz sıkışınca (.......) demeleri, yâhud demin geçtiği üzere «o demin ne dedi» demeleri gibi sözler hep lahni kavil cümlesindendir. (.......) Allah bütün amellerinizi bilir -hepinizin niyyetlerinize göre iyiye iyi, kötüye kötü cezayı sezasını verir |
﴾ 30 ﴿