50

Ve fil'vakı' o helâk etti evvelki Âd’ı.

Ve hakıkat o ihlâk etti Âdi ûlâyı - ya'ni eski Âd kavmını ki, Nuh kavmından sonra helâk edilen kavmi Hûddur. Bu ma'nâca buna ûlâ denilmesi sonraki akvama nazaran olup öteden beri gelen kıdemli Âd demek olur. Ba'zıları Adi ulâ birinci Âd demek olup Âdî uhrâ mukabili olduğunu söylemişlerdir ki, zâhir olan da budur. Âdi uhrâ hakkında ıhtilâf edilmiştir.

Zemahşerî Âdi ûlâ kavmı Hud, Âdi uhrâ İrem demiştir. Lâkin İrem de helâk edilmiş olduğundan burada ûlâ tahsısinin faidesi zâhir olmaz. Müberred, Âd’ı uhrâ Semûddur demiş, Taberî Âdi uhrâ Mekkede Amalika ile beraber olan Benû lukaym İbn-i hüzaldir demiş, Amâlikaya Cebbarîn denildiği cihetle Âdi uhrâ, cebbarlar idi denilen kavil de buna yakındır, ba'zıları da Âdi ûlâ, Âd İbn-i İrem İbn-i Avf İbn-i Sam İbn-i Nuh evlâdıdır. Âdi uhrâda Âdi ûlâ evlâdındandır demişler ki, bu bize hepsinden akreb geliyor. Zira Âd içinden Hazret-i Hûde îman etmiş olanların kurtarıldıkları Sûre-i Hûdda geçmiş idi. Şu halde Âdi ûlâ Hazret-i Hûda îman etmeyip eski hallerinde ınad ile helâk olanlar, Âdi uhrâ da îman ile neş'eti uhrâ iktisab etmiş olanlar demek olur ve bu ma'nâ Semûdda ve diğerlerinde de vardır. O suretle

50 ﴿