23Semûd o inzarları tekzib ettiler Semûd, nezirleri tekzib etti - burada nüzür, inzar ve va'z ma'nâsına nezîrin cem'ı olabileceği gibi münzir, ya'ni Peygamberler ma'nâsına da olabilir. Fahri Razî burada şöyle bir mutaleada bulunup demiştir ki, Allahü teâlâ bu sûrede beş kıssa zikretmiş ve mütevassıt kıssanın zikrini etemmi vech üzere yapmıştır. Çünkü Salih aleyhisselâmın hali Muhammed sallâllahü aleyhi ve sellem Hazretlerinin haline daha çok benzer yar, Çünkü onun getirdiği mu'cize sair Peygamberlerin getirdikleri mu'cizelerden daha acibdir. Gerçi Isâ aleyhisselâm ölüyü diriltmiştir lâkin ölü, hayata mahall idi, demek o Allah’ın izniyle hayatı kabil olan bir mahalde isbat etmişti, Musâ aleyhisselâmın da asâsı ejderha oldu, demek Allahü teâlâ bir haşebede hayat isbat eyledi. Lâkin haşeb nebattır. Nebatta da hayvanınkine müşabih bir nemâ kuvveti vardır. Bu obirinden daha acibdir. Salih aleyhisselâmın yedinde zâhir olan ise taştan deve çıkmasıdır. Halbuki taş cemaddır, hayata da mahal değildir, nemaya da mahal değildir. Demek ki, bu daha acibdır. Hazret-i Peygamber sallâllahü aleyhi ve sellem ise hepsinden daha acibini getirdi ki, Semavî bir cirimde tesarruftur. Müşrik diyordu ki, Semaya kimse iremez. Onun şakk-u harkına imkân yoktur. Arzıyyat, maddeleri müşterek ecsam olup her biri diğerinin suretini kabul edebilirse de Semavat onu kabul etmez diyorlardı. Bu suretle Hazret-i Peygamberin getirdiği mu'cize Salih aleyhisselâmın en acib olan mu'cizesinden de daha acib ve daha beliğ ve daim olmuştur. (.......) |
﴾ 23 ﴿