28Hem haber ver onlara ki, su aralarında nevbetle taksim ve her su alış huzur iledir. Ve onlara haber ver ki, su, aralarında taksimdir. - Ya'ni naka ile onlar arasında (.......) mısdakınca nevbet ile taksimlidir. Bir gün nâka içer bir gün de onlar su alır ve hayvanlarını sularlar. Yâhud nâkanın gününden maadasında onlar arasında taksimlidir. (.......) her şirb, huzur iledir. - Fıkıhda şirb, şefeden eam, ya'ni hem içmek hem kullanmak ve sulamak hususlarına şamildir. Her şirb, gerek nâkanın şirbi ve gerek halkın şirbi, yâhud gerek su içimi, gerek süt içimi demektir. Deniliyor ki, halk kendi su nevbetlerinde su alıyorlar, devenin nevbetinde de sütünü sağıb içiyorlardı. Demek ki, bu nâkanın bir taraftan külfet bir taraftan ni'met olan acib hususiyyetleri vardı. Bir kerre su nevbeti bütün halkın su nevbetine muadil bir günü işgal ediyor. Bu suretle onları tazyık eden bir ibtilâ oluyor. Buna mukabil onlara bir çok süt veriyor. Bu cihetle de hallerine vüs'at veren bir ni'met oluyor. İki halin ikisinde de bir değil, bir çok develerin yerini tutan büyük bir mahlûk olmuş oluyor. Buna nâkatullah denilmesine ve Allah’ın Arzında bırakılıp salma yayılmasına nazaran alâ hukmi milkillâh muameleye tâbi' olan vakıf veya beytül'mal emvali gibi idare olunmuş bir cins sağmal mala benziyor, Netekim bir de küşeği olduğu nalkediliyor. Allah için hakkı gözetilerek bakıldığı takdirde kendileri için pek büyük bir ni'met olacak olan bu Allah devesi ıktiza ettiği külfet ve meunet ve nizamı kısmet gibi ahkâmı maslahat ile haklarında bir nevi' tazyık ifade eden bir fitne ve ibtilâ olmakla bu kuyud ve mükellefiyyete dayanamadılar. |
﴾ 28 ﴿