49Haberiniz olsun ki, biz her şey'i bir kaderle yaratmışızdır. Çünkü biz her şey'i bir kader ile halk etmişizdir. - Her şey'in vukuundan evvel ezelde ilmi ilâhîde mukadder olan bir kaderi, ya'ni haysiyyeti ilmiyyesi vardır ki, kazasının cereyanı, fi'len yaradılışı o kadere göre vakı' olur. Onu başkası istediği gibi icab ve ta'yin (determine) edemez. Onun için mücrim, kendi keyf ve iradesine göre cürmün mahiyyet ve mukadderatını değiştiremez. Kaderde akıbeti bedbahtlık, mes'uliyyet, mahkûmiyyet ile Cehenneme götürmek olan cürm-ü meası sevab ve saadet vesîlesi yapılamaz. Onun için mücrimler mücrim oldukları haysiyyetten dalâl ve nîran içindedirler. KADER, abdin iradei cüz'iyyesine münafi de değildir. Çünkü ihtiyarî fiıllerin vukuu için iradei cüz'iyye dahi kader cümlesindendir. O halk ve fi'lin nasıl olduğuna ya'ni kaderin kaza ile icrasına gelince |
﴾ 49 ﴿